İzmir siyasetinde yankı uyandıran bir istifa gelişmesi yaşandı. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı yazılı açıklamayla Yeni Parti'den ayrıldığını kamuoyuna ilan etti. Parti içinde uzun süredir partinin zarar görmemesi adına sessiz kaldığını belirten Erdoğan; ilçe ve il yönetimlerinin belirlenme süreçleri, İzmir il kongresinde yaşananlar ve kendisine yönelik iddialar karşısında istifa kararının kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.
"Onurum her şeyden önemli"
Genel başkanın kongre sonrasında demokrasi ve kapsayıcı yönetim vurgusu yapan açıklamalarıyla teşkilattaki pratiklerin tamamen çeliştiğini savunan Erdoğan, il kongresi sürecinde eski milletvekili Taceddin Bayır'ın ablasının kızı olan İl Başkan Yardımcısı Gülden Aslı Değirmenci ile yaşadığı bir olayı şu sözlerle aktardı: "İl adına görevli bulunan İl Başkan Yardımcısı Gülden Aslı Değirmenci bana ilçe yöneticilerinin ve örgütünün önünde bağırarak 'İlkay Başkan, derhal burayı terk edin! Siz burada duramazsınız!' dedi. Ben de kendisine önce odadaki diğer yöneticileri çıkarması gerektiğini ondan sonra kendimin çıkacağını ifade ederek parti binası boşaltıldıktan sonra ayrıldım." Yaşanan bu tavrın sadece kendisine değil, seçilmiş iradeye ve Karaburun halkına yapılmış bir saygısızlık olduğunu belirten Erdoğan, "Makamımı korumak için susmayı değil, onurumu korumak için bedel ödemeyi seçtim" ifadelerini kullandı. Parti binasından ayrıldıpı an partisinden de istifa ettiğine vurgu yapan Başkan Erdoğan: “Ancak sadece o binayı terk etmedim, o gün partimden de istifa ettim. Çünkü makam, insan onurunun üzerinde değildir. Bir koltukta oturmak uğruna saygısızlığı kabullenmek, yanlış karşısında susmak benim siyasi anlayışıma sığmaz” şeklinde konuştu.
YENİ Parti'den ayrılış sürecini paylaştı
Kendisine 2 milletvekili tarafından verilen sözün tutulmadığını dile getiren Başkan Erdoğan: "Her şeye rağmen bugüne kadar ayrıldığım partinin zarar görmemesi adına sustum. Ancak hakkımda yürütülen gerçek dışı iftiralara, asılsız söylemlere ve İzmir İl Yönetimi’nin seçiminde yaşananlara karşın bu haksızlığa sessiz kalınmasına daha fazla göz yummam mümkün olmadığından, bu açıklamayı yapmak şahsım adına bir zorunluluk hâline gelmiştir" diye konuştu.

Başkan Erdoğan, yaşanan olay sonrasında milletvekillerinin sözlerini tutmadığını iddia etti
Başkan Erdoğan: "Bunun üzerine; Genel Merkezden yanıma gelen iki milletvekili, yanlışlığın düzeltileceğini ve söz konusu iki yöneticinin yönetimden çıkarılacağını ifade etti. Ben de tek bir şart koydum. Bu düzeltme, il kongresi yapılmadan önce gerçekleştirilecekti. Ancak verilen söz tutulmadı.

Parti Yönetimine 5 soru yöneltti
Açıklamasının sonunda parti yönetimine 5 temel soru yönelten Erdoğan, demokratik temsil ve sözlerin tutulması ilkelerinin hiçe sayıldığını belirtti. Başkan Erdoğan: "1- Genel Başkanın kürsüden açıkladığı ilkeler kimin için geçerliydi? 2- İlçeyi kucaklamayan yönetimlere karşı durulacağı söylenirken, itiraz eden belediye başkanları neden dışlanmıştır? 3- Verilen sözler neden tutulmamıştır? 4- Demokratik temsil ve kucaklayıcılık söylemleri, uygulamada neden görmezden gelinmiştir? 5- Sözde Demokrasi şöleninde ön seçim vadediliyor ise ilçe ve il yönetim listesi neden çarşaf değil, blok liste olmuştur?" olarak sıraladığı sorular sonrasında "Demokrasi; yalnızca seçim sandığından ibaret değildir. Demokrasi; farklı görüşleri dinlemek, seçilmiş iradeye saygı duymak, kimseyi dışlamamak ve verilen sözü tutmaktır. Söylem başka, uygulama başka olduğunda tezatlık yaşanan bu süreçte yalnızca kişiler değil, partiye olan güven de kaybedilir” sözlerini sarf etti.





