Karara göre Japon seçmenler 8 Şubat 2026 tarihinde sandık başına gidecek. Bu adım, Başbakan Takaichi’nin hükümetine olan güveni halkoyuna sunmak ve siyasi istikrarı pekiştirmek amacıyla atılmış bir stratejik hamle olarak değerlendiriliyor.
Fesih kararının gerekçesi ve tarihçesi
Başbakan Takaichi, Temsilciler Meclisi fesih kararını 23 Ocak 2026 tarihinde resmen yürürlüğe koydu. Kararın gerekçesi olarak, hükümetin bazı kritik reform ve ekonomik planlarının Meclis’te yeterince destek bulamaması gösterildi. Takaichi, fesih açıklamasında “Halkın iradesiyle yönetimi güçlendirmek ve siyasi belirsizliği ortadan kaldırmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Başbakan, Ekim 2025’te göreve başlamasının ardından, partisinin ve koalisyon ortaklarının desteğini sağlamlaştırmaya çalıştı. Ancak kamuoyu araştırmalarındaki düşüş ve muhalefetle yaşanan tartışmalar, erken seçim ihtiyacını gündeme getirdi.
Parti dinamikleri ve muhalefetin tepkisi
Başbakan Takaichi liderliğindeki Liberal Demokrat Parti (LDP), seçim öncesi muhalefetle yaşanan gerilimler ve parti içi zayıf destek nedeniyle bu kararı almak zorunda kaldı. Parti, koalisyon ortağı Japan Innovation Party ile dar bir çoğunluk elde tutuyor.
Muhalefet partileri fesih kararını eleştirdi. Bazı yetkililer, kararın gerekçesini yetersiz bulduklarını, ekonomik sorunlara çözüm arayışını ve hükümetin kritik kanun tasarılarını sekteye uğrattığını ifade etti. Kamuoyu araştırmaları da halk desteğinin azaldığını ve seçmenlerin bir kısmının bu kararı “gerekçesiz” bulduğunu ortaya koyuyor.
Seçim sürecinin ekonomik ve politik etkileri
Erken seçim süreci, Japonya’nın ekonomik ve politik gündemini de yakından etkileyecek. Mevcut bütçe planları, tüketim vergisi düzenlemeleri ve kritik kanun tasarılarının onay süreçlerinde gecikmeler yaşanabilir. Ayrıca, seçim kampanyaları sırasında dış politika, savunma harcamaları ve iklim politikaları gibi konular yoğun tartışma konusu olacak.
Uzmanlar, erken seçimlerin Japon ekonomisi üzerinde kısa vadeli belirsizlik yaratabileceğini, ancak uzun vadede halk desteğiyle güçlenen bir hükümetin siyasi istikrarı artırabileceğini belirtiyor.
Japonya’daki bu siyasi gelişme, bölgesel ve küresel gözlemciler tarafından da yakından takip ediliyor. Özellikle Çin, Güney Kore ve ABD ile ilişkiler, yeni hükümetin politikaları doğrultusunda yeniden şekillenebilir. Seçim öncesinde Japonya’nın diplomasi ve savunma politikalarına dair belirsizlikler, uluslararası piyasalarda da dikkatle izleniyor.
Japonya’da 8 Şubat’ta gerçekleştirilecek erken seçim, ülkenin yakın dönemdeki en kritik siyasi dönemeçlerinden biri olarak görülüyor ve hem ülke içi hem de dış politika açısından büyük önem taşıyor.