Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamu mali dengesini güçlendirmek ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında yürüttüğü denetim faaliyetlerini genişletirken, bu kez radarını borsa ve sanayi dünyasının önemli oyuncularından biri olan yenilenebilir enerji sektörüne çevirdi. İzmir merkezli üretim ağıyla dikkat çeken ve Borsa İstanbul’da işlem gören Say Yenilenebilir Enerji, yürütülen vergi incelemesi sonucunda milyonlarca liralık bir cezayla karşı karşıya kaldı.
Vergi denetimlerinin özellikle son dönemde adrese teslim incelemelerle sıkılaştırıldığı bir süreçte yaşanan bu gelişme, hem sanayi çevrelerinde hem de sermaye piyasalarında geniş yankı uyandırdı.
Vergi incelemesi kurumlar vergisi dönemine odaklandı
Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi müfettişlerinin yürüttüğü inceleme, şirketin geçmiş dönem mali kayıtlarını kapsadı. İncelemelerde, kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasına ilişkin bazı işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddia edildi.
Denetim sürecinin ardından hazırlanan raporda, şirketin 2023 hesap dönemine ilişkin vergi beyanlarında farklılıklar bulunduğu öne sürüldü. Bu kapsamda vergi idaresi tarafından hem asıl vergi hem de vergi ziyaı cezalarını içeren kapsamlı bir tahakkuk oluşturuldu.
38 milyon TL’lik vergi ve ceza yükü
Yapılan hesaplamalara göre:
- 16.045.733,46 TL kurumlar vergisi aslı
- Aynı tutarda vergi ziyaı cezası
- 5.837.855,57 TL geçici vergiye ilişkin ek vergi ziyaı cezası
- Faiz ve idari ek yükümlülükler
toplamda yaklaşık 38 milyon TL’lik bir mali yük ortaya çıktı.
Bu gelişme, şirketin finansal tablolarında önemli bir nakit çıkışı riski yaratırken, olası etkilerin bilançoya nasıl yansıyacağı yatırımcılar tarafından yakından takip edilmeye başlandı.
İzmir merkezli üretim ağı küresel tedarik zincirinde kritik rol oynuyor
İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde yönetim merkezi bulunan Say Yenilenebilir Enerji, Bergama Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim tesislerinde faaliyetlerini sürdürüyor.
Şirket, özellikle rüzgar türbini üretiminde kullanılan kule içi parçalar ve jeneratör ekipmanlarıyla uluslararası tedarik zincirinde yer alıyor. Küresel ölçekte büyüyen yenilenebilir enerji yatırımları içinde stratejik bir üretici konumunda bulunan şirket, birçok yabancı sanayi devine de tedarik sağlıyor.
Bu nedenle kesilen verginin yalnızca yerel değil, uluslararası ticari ilişkiler açısından da etkiler doğurabileceği değerlendiriliyor.
Borsa ve yatırımcı cephesinde belirsizlik
Borsa İstanbul’da işlem gören şirketin karşı karşıya kaldığı bu mali yük, sermaye piyasalarında da yakından izleniyor. Yatırımcılar, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yapılacak açıklamalara odaklanmış durumda.
Piyasa analistleri, vergi cezasının şirketin nakit akışı, yatırım planları ve yeni sipariş süreçleri üzerinde baskı oluşturabileceğini değerlendirirken; özellikle yenilenebilir enerji sektöründeki büyüme beklentileri ile mali denetim riskleri arasındaki denge tartışma konusu haline geldi.
Yönetim uzlaşma yolunu reddetti, dava açıldı
Vergi dairesi tarafından tebliğ edilen ceza ihbarnamelerinin ardından şirket yönetimi olağanüstü toplandı. Yapılan değerlendirmelerde uzlaşma yoluna gidilmemesi ve hukuki sürecin başlatılması kararlaştırıldı.
Şirket yönetimi, vergi idaresinin tespitlerine katılmadığını belirterek cezaların iptali için dava yoluna gitti. Avukatlar aracılığıyla hazırlanan dilekçede, yapılan değerlendirmelerin sektör dinamikleriyle örtüşmediği ve vergi mevzuatının hatalı yorumlandığı savunuldu.
İzmir Vergi Mahkemesi süreci belirleyici olacak
Davanın İzmir Vergi Mahkemesi’nde görülmesi beklenirken, sürecin yalnızca şirket açısından değil, benzer durumda olan diğer sanayi kuruluşları için de emsal niteliği taşıyabileceği ifade ediliyor.
Hukuki sürecin sonucu, hem Say Yenilenebilir Enerji hisselerinin performansı hem de Türkiye’de vergi denetim uygulamalarına ilişkin tartışmalar açısından kritik önem taşıyor.
Sanayi ve maliye ilişkilerinde yeni tartışma başlığı
Yaşanan gelişme, vergi idaresi ile reel sektör arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Özellikle yüksek katma değerli üretim yapan ve ihracat odaklı çalışan şirketlere yönelik denetimlerin artması, iş dünyasında “öngörülebilirlik” ve “mali istikrar” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Sektör temsilcileri, hem kamu gelirlerinin korunması hem de üretim motivasyonunun zarar görmemesi gerektiğine dikkat çekerken, sürecin nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.





