İzmir'in Ödemiş ilçesinde yer alan ve "İzmir'in Abant'ı" olarak anılan Gölcük Gölü, geçtiğimiz aylarda yaşadığı kirlilik nedeniyle kamuoyunun gündemine gelmişti. Gelişmelerin ardından Ödemiş Belediyesi, gölün korunmasına yönelik çalışmalar başlattı.
Bu kapsamda Gölcük Gölü ve çevresi için koruma amaçlı imar planı revizyonuna yönelik danışmanlık hizmeti ihalesi düzenlenirken, ihaleyi Ankara merkezli Egeplan Planlama şirketi kazandı. Ocak ayında tamamlanan ihale sonrasında yürütülen çalışmalar kapsamında, İzmir Kalkınma Ajansı'nın (İZKA) 2025 Yılı Teknik Destek Programı tarafından desteklenen "Gölcük Gölü Ekosistem Değerlendirme Raporu Hazırlanması Projesi" için bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Başkan Turan: "Yalnızca bir göl değil, saklı bir cennettir"
Yerel yöneticiler, akademisyenler ve çevre alanında çalışan temsilcilerin katıldığı toplantıda konuşan Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Gölcük Yaylası'nın bölge için taşıdığı öneme dikkat çekti.
Turan, “Gölcük yalnızca bir göl değildir. Gölcük, Bozdağlar'ın bağrında adeta saklı bir cennettir. Gölcük Yaylası turizmde eski günlerini arasa da Ödemiş ve çevresinde yaşayan herkes için dinlenme alanıdır. Hepimizin hafızasıdır. Hepimizin ortak mirasıdır” dedi.
Doğal kaynakların korunarak gelecek nesillere aktarılmasının öncelikleri arasında yer aldığını belirten Turan, bilimsel çalışmaların bölgenin yeniden turizm potansiyeli kazanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Bilimsel çalışmalar gölün 7 bin 400 yıllık geçmişini ortaya koydu
Toplantıda, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu da yürütülen araştırmalara ilişkin sunum yaptı.
Külköylüoğlu, gölden alınan dip çamuru ve sediment örnekleri üzerinde yapılan analizlerin, Gölcük Gölü'nün yaklaşık 7 bin 400 yıllık kesintisiz doğal geçmişe sahip olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Araştırmalarda gölün geçmişte "Forevya" adıyla anıldığı ve Lidya dönemine uzanan tarihi izler taşıdığı belirtilirken, Santorini'deki tarihi volkanik patlamanın kül ve kimyasal kalıntılarının da göl tabanındaki katmanlarda tespit edildiği aktarıldı. Hazırlanacak ekosistem raporuyla göldeki mikroorganizma çeşitliliği, kirlilik düzeyi ve su seviyesindeki değişimlerin bilimsel olarak takip edilmesi hedefleniyor.
İZKA: İç su kaynakları da stratejik öneme sahip
Toplantıda konuşan İZKA Mavi Büyüme Politikaları Birim Başkanı Dr. Saygın Can Oğuz ise ajansın son yıllarda "mavi büyüme" yaklaşımını kalkınma politikalarının merkezine aldığını belirtti.
Oğuz, denizlerin yanı sıra göl ve akarsu gibi iç su kaynaklarının da korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, hazırlanacak raporun bölgeye yönelik tarımsal, altyapısal ve turizm yatırımlarına bilimsel rehberlik edeceğini ifade etti.
Hedef sürdürülebilir turizm ve doğal dengenin korunması
Proje kapsamında hazırlanacak ekosistem değerlendirme raporuyla Gölcük Gölü'nün mevcut durumu bilimsel veriler ışığında ortaya konulacak. Çalışmanın tamamlanmasının ardından göl çevresindeki kontrolsüz yapılaşmanın önlenmesi, tarımsal atık baskısının azaltılması ve havzanın doğal dengesinin korunmasına yönelik planlamaların hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Yetkililer, bilimsel veriler doğrultusunda oluşturulacak yol haritasının hem doğal yaşamın korunmasına hem de Gölcük Yaylası'nın sürdürülebilir turizm anlayışıyla yeniden canlandırılmasına katkı sağlamasını amaçlıyor.





