Bilirkişilik sistemine ilişkin tartışmalar sürerken, İzmir'de görev yapan bir akademisyenin geçmişte irtikap suçundan hüküm giymesine rağmen bilirkişi olarak görev yaptığı yönündeki iddialar kamuoyunun gündemine taşındı.
Oda TV'den Gamze İşler'in haberine göre, İzmir Yaşar Üniversitenin Hukuk Fakültesinde görev yapan Doç. Dr. G.S.'nin çeşitli ticari davalarda bilirkişi olarak görevlendirildiği öne sürüldü. Söz konusu akademisyenin bazı davalarda başka bir bilirkişiyle birlikte rapor hazırladığı ve bu raporların çeşitli mağduriyetlere yol açtığı da iddialar arasında yer aldı.
Bilirkişilik Kanunu ne diyor?
6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 10. maddesinde, belirli suçlardan mahkûm olan kişilerin bilirkişi olarak görev yapamayacağı hükme bağlanıyor.
Kanunda yer alan düzenlemeye göre;
-
Kasten işlenen bazı suçlardan hüküm giymiş kişiler,
-
Affedilmiş olsalar dahi belirli suçlardan mahkûmiyetleri bulunanlar,
bilirkişi listelerine kaydedilemiyor.
İddiaların merkezinde yer alan irtikap suçu da kanunda sayılan engel teşkil eden suçlar arasında bulunuyor.
Akademisyenden ilk açıklama
Hakkındaki iddialar sorulan Doç. Dr. G.S., suçlamalarla ilgili bilgisinin olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Dosyayı bilmiyorum. Mahkeme dosyasında böyle bir durum varsa ilgili kurumlar beni çağırır ve gerekli açıklamayı yaparım. Benim adli sicilim yok. Bilmediğim bir konu hakkında açıklama yapamam."
Akademisyen, iddialara ilişkin detaylı değerlendirme yapmazken, resmi makamlar tarafından kendisine herhangi bir bildirim yapılmadığını ifade etti.
Gözler bilirkişilik sistemindeki düzenlemelerde
Son dönemde bilirkişilik sistemine yönelik eleştirilerin artmasıyla birlikte yeni yasal düzenlemelerin de gündeme gelmesi bekleniyor.
Kulislerde konuşulan taslaklarda;
-
Bilirkişi seçme kriterlerinin yeniden düzenlenmesi,
-
Sicil ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi,
-
Etik kuralların sıkılaştırılması,
-
Bilirkişi raporlarının daha etkin şekilde denetlenmesi
gibi başlıkların yer aldığı belirtiliyor.
İddialarla ilgili olarak yetkili kurumların herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatıp başlatmadığı konusunda ise şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.