İZMİR

İzmir'de asgari ücretli bir çalışan, 32 yıl çalışarak bir ev alabiliyor

İzmir'de asgari ücretle çalışanlar için konut sahibi olmak giderek imkansız bir hayal haline geliyor. Yüksek enflasyon ve hızlı yükselen konut fiyatları, maaş artışlarını gölgede bırakarak erişilebilirliği zorlaştırıyor. Son verilere göre, 90 metrekarelik bir evi almak için tam 32 yıl çalışmak gerekiyor; bu durum, büyük şehirlerdeki ekonomik eşitsizliğin en çarpıcı göstergelerinden biri.

Abone Ol

Asgari ücret, reel alım gücündeki erime, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kalıyor

İzmir'de asgari ücretle geçinen bir kişinin 90 metrekarelik bir konutu sahibi olabilmesi için 32 yıl çalışması gerekiyor. Mevcut 22 bin 104 TL net asgari ücretle, maaşın yarısını kredi taksitine ayırarak ve faizsiz varsayımıyla bile bu süre yaklaşık 32 yıl sürüyor. Merkez Bankası verilerine dayalı hesaplamalarda, İzmir'deki yüksek konut fiyatları nedeniyle 383 aylık bir geri ödeme süresi ortaya çıkıyor. Türkiye ortalaması 29 yıl iken, İzmir bu ortalamanın üstünde yer alarak büyük şehirler arasındaki erişim zorluğunu gösteriyor. Asgari ücretin olası artışlarında bile (örneğin %25 zamla 27 bin 500 TL'ye çıkarsa) süre 26 yıla inse de konut sahibi olmak hâlâ uzun bir süreç gerektiriyor. Bu durum, son yıllarda konut fiyatlarının asgari ücret artışlarını geride bırakmasından kaynaklanıyor. Türkiye'deki yüksek enflasyon, inşaat malzemeleri ve işçilik maliyetlerini hızla artırarak konut fiyatlarının asgari ücret artışlarını geride bırakmasına neden oluyor. İzmir gibi büyük şehirlerde sınırlı arsa arzı ve göç kaynaklı yüksek talep, konut fiyatlarını ülke ortalamasının üzerine çıkarıyor. İnşaat sektöründe ithal malzemelere bağımlılık nedeniyle döviz kurlarındaki dalgalanmalar maliyetleri doğrudan yükseltiyor. Yüksek konut kredisi faiz oranları, finansmana erişimi zorlaştırarak talepte daralma yaratırken fiyatların düşmesini engelliyor. Son yıllarda yeni konut üretiminin azalması, arz-talep dengesizliğini derinleştirerek fiyatları yukarı çekiyor. Kentsel dönüşüm projeleri ve ulaşım yatırımları, belirli bölgelerde talebi artırarak fiyat balonuna katkı sağlıyor. Asgari ücretin reel alım gücündeki erime, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kalmasından kaynaklanıyor. Pandemi sonrası ekonomik belirsizlikler ve yatırım aracı olarak görülen gayrimenkul talebi, fiyatları şişiriyor. Müteahhitlerin yüksek maliyetler nedeniyle lüks segmente yönelmesi, orta gelir grubuna uygun konut arzını azaltıyor. 2025'te bile reel fiyat artışlarının devam etmesi, enflasyonun konut piyasasındaki baskısını sürdürüyor.