Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu'nun, 7 Ekim 2026 tarihinde Akit TV'de katıldığı programda İzmir'i ve İzmir halkını hedef alan ifadeleri yargıya taşındı. İzmir Barosu, Şeyhanlıoğlu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Baro tarafından sunulan dilekçede, Şeyhanlıoğlu'nun “Yunanlardan sonra ikinci kez fethedilmesi gereken yer” sözlerinin ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı ve toplumsal barışı zedelediği vurgulandı.
İzmir Barosu'ndan suç duyurusu
İzmir Barosu Başkanlığı adına İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde, programda sarf edilen ifadelerin basit bir siyasi eleştirinin çok ötesinde olduğu belirtildi. İzmir'in Türkiye Cumhuriyeti'nin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekilen dilekçede, yurttaşların sandıkta ortaya koyduğu iradenin savaş veya fetih kavramlarıyla ilişkilendirilemeyeceği ifade edildi.
Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kentini, geçmişte uğradığı yabancı işgalinden kurtuluşuyla karşılaştırarak yeniden fethedilecek bir yer olarak nitelendirmek, yalnızca tarihsel gerçeğin çarpıtılması değil; o kentte yaşayan yurttaşların demokratik iradesinin meşruiyetine yöneltilmiş açık bir saldırıdır.
"İzmir, fethedilmeyi bekleyen bir toprak parçası değildir"
Suç duyurusu dilekçesinde, İzmir'in yeniden fethedilmesi gereken bir yer olarak nitelendirilmesine tepki gösterildi. Kentte yaşayan yurttaşların demokratik tercihlerinin meşruiyetini hedef alan bu tür ifadelerin kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Açıklamada, İzmir'in geçmişte yabancı işgalinden kurtuluşunun yeniden fetih söylemiyle karşılaştırılmasının tarihsel gerçekleri çarpıttığı ve kent sakinlerinin demokratik iradesini hedef aldığı belirtildi.
"Sarf edilen sözlerin anlamı bilinmektedir"
Prof. Dr. unvanına sahip bir akademisyenin, siyaset bilimi alanındaki birikimi doğrultusunda kullandığı kelimelerin tarihsel ve toplumsal karşılığını bildiğine dikkat çekilen dilekçede, söz konusu açıklamaların rastlantısal sayılamayacağı ifade edildi.
Dilekçede, kullanılan dilin İzmir halkını belirli izleyici kitleleri nezdinde düşman konumuna getirmeye elverişli olduğu savunuldu. İzmir Barosu, Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi kapsamında soruşturma başlatılmasını ve kamu davası açılmasını talep etti.
"Demokratik tercihler hedef alınamaz"
İzmir Barosunun, Anayasa ve Avukatlık Kanunu'ndan kaynaklanan yetki ve sorumlulukları doğrultusunda hukukun üstünlüğünü savunmayı sürdüreceği belirtildi.
Suç duyurusu dilekçesinde, yurttaşların siyasi görüşleri ve demokratik tercihleri nedeniyle düşmanlaştırılmasına karşı çıkıldığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“İzmir Barosu olarak, siyasi görüsü ne olursa olsun hiçbir yurttasın demokratik tercihleri nedeniyle düşmanlaştırılmasını kabul etmiyoruz. Yakınılan hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak cezalandırılmasını talep ediyoruz.”





