Yapılması planlanan genişleme ile birlikte 100 ila 150 arasında yeni sanayi parselinin oluşturulması öngörülüyor. Hâlihazırda yaklaşık 6,5 milyon metrekare büyüklüğe sahip olan sanayi bölgesinin bu adım sonrasında toplam alanının 10 milyon metrekareye yaklaşması bekleniyor. Bu gelişmenin, özellikle üretim kapasitesi yüksek ve ihracat odaklı firmaların yatırım kararlarını hızlandırabileceği değerlendiriliyor.
Yüksek teknoloji ve Ar-Ge odaklı planlama
Genişleme alanının yalnızca yeni fabrika alanları üretmekle sınırlı kalmayacağı, aynı zamanda ileri teknoloji yatırımları için özel olarak planlanacağı ifade ediliyor. Bölgenin yeni etapta özellikle:
Ar-Ge merkezleri
inovasyon ve teknoloji firmaları
yüksek katma değerli üretim tesisleri
dijitalleşme ve otomasyon yatırımları
için cazip bir üretim üssü haline getirilmesi amaçlanıyor.
Sanayi planlamasında çevresel sürdürülebilirliğin de ön planda tutulacağı, düşük emisyonlu üretim modeli ve enerji verimliliği yüksek tesislerin teşvik edileceği belirtiliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda yeni alanın, geleneksel ağır sanayi yerine “bacasız sanayi” olarak tanımlanan temiz üretim anlayışıyla şekillendirilmesi hedefleniyor.
İzmir sanayisine ihracat ve istihdam katkısı
İzmir sanayisinin lokomotiflerinden biri olan İAOSB’nin genişleme planının, kentin üretim hacmini ve ihracat performansını doğrudan etkilemesi bekleniyor. Yeni yatırımlarla birlikte özellikle nitelikli iş gücüne olan talebin artacağı, bunun da istihdama olumlu yansıyacağı değerlendiriliyor.
Sanayi temsilcileri, mevcut alanın uzun süredir tam dolulukla çalıştığını ve yeni yatırım taleplerinin karşılanmasında yer sorunu yaşandığını vurgularken, genişleme kararının yatırımcı güvenini artıracak stratejik bir adım olduğu görüşünde birleşiyor.
Planlamanın tamamlanması ve altyapı süreçlerinin başlatılmasıyla birlikte yeni parsellerin önümüzdeki dönemde yatırımcılara sunulması bekleniyor. Genişleme hamlesinin hayata geçmesi halinde, İAOSB’nin yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en büyük üretim merkezlerinden biri olma konumunu daha da güçlendireceği ifade ediliyor.




