İYİ Parti AR-GE ve Parti İçi Eğitim Başkanlığı tarafından düzenlenen teşkilat eğitim programında Türkiye’nin ekonomik sorunları, yolsuzluk iddiaları, adalet tartışmaları ve yatırım fonlarında yaşanan gelişmeler gündeme geldi. Program kapsamında yapılan açıklamada, yatırım fonlarının tasfiyesine yol açan sürecin aydınlatılması ve denetim mekanizmalarının işleyişinin ortaya çıkarılması gerektiği belirtildi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun basın ve yargı uygulamalarına yönelik eleştirileri de açıklamada yer aldı.

Çiğli’de acil durumlara müdahale eğitimi verildi
Çiğli’de acil durumlara müdahale eğitimi verildi
İçeriği Görüntüle

131 yatırım fonunun tasfiye süreci sorgulanıyor

İYİ Parti temsilcileri, yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine neden olan gelişmelerin yalnızca yatırımcıların kayıpları açısından değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Açıklamada, risklerin ne zaman ortaya çıktığı, ilgili kurumların süreçten ne zaman haberdar olduğu ve denetimlerin zamanında yapılıp yapılmadığı sorularına yanıt aranması istendi.

Olası usulsüzlüklerin sorumlularının belirlenmesi gerektiğini ifade eden parti temsilcileri, yatırımlardan kaynaklanan doğal risklerle denetim eksikliği veya hukuka aykırı işlemler nedeniyle oluşabilecek zararların birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti.

Ekonomik sorunlar ve geçim sıkıntısı gündeme geldi

Teşkilat eğitim programında Türkiye’deki ekonomik koşulların vatandaşların günlük yaşamına etkileri de ele alındı. İYİ Parti temsilcileri, emeklilerin, işçilerin, çiftçilerin, esnafın ve gençlerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti.

Ekonomik durumun yalnızca açıklanan veriler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten parti temsilcileri, vatandaşların alım gücünün ve ay sonunda ellerinde kalan gelirin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Dervişoğlu’ndan basın ve kayyum uygulamalarına eleştiri

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun TBMM grup toplantısında yaptığı açıklamalar da program kapsamında gündeme taşındı. Dervişoğlu, gazetecilere yönelik işlemleri, medya kuruluşlarına kayyum atanmasını ve yayın faaliyetlerine yönelik müdahaleleri eleştirdi.

Hukuki sorunların incelenmesi ve gerekli işlemlerin yapılmasının mümkün olduğunu belirten Dervişoğlu, bu süreçlerin hukuka uygun yürütülmesi gerektiğini savundu. Belediyelerden şirketlere, demokratik kitle örgütlerinden siyasi partilere ve medya kuruluşlarına kadar uzanan kayyum uygulamalarına tepki gösteren Dervişoğlu, iktidarın eleştiriler karşısındaki tutumunu hedef aldı.

Dervişoğlu, açıklamasında hakikatin engellenemeyeceğini ifade ederek baskı uygulamalarının iktidarı ayakta tutamayacağını ileri sürdü.

Kaynak: Haber Merkezi