İstanbul’da etkili olan şiddetli yağış ve sel, araçlarda, konutlarda ve iş yerlerinde hasara neden olurken sigorta sektöründe de inceleme süreci başladı. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verilerine göre, 15 Ekim itibarıyla İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Yalova’dan toplam 897 hasar bildirimi ulaştı. İstanbul, 838 ihbarla ilk sırada yer aldı. TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sel nedeniyle araçlarda meydana gelen zararların karşılanabilmesi için kasko poliçesinin kapsamına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Hasar bildirimlerinin büyük bölümü İstanbul’dan

TSB’nin paylaştığı verilere göre, toplam 897 ihbarın 776’sı yangın sigortası, 62’si ise kasko branşında kayda geçti. TSB Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay’ın aktardığı bilgilerde, İstanbul’da konut ve iş yeri sigortalılık oranının yüzde 17 ile 20 arasında kaldığı, kasko oranının ise yüzde 43 olduğu belirtildi. Bu oranların, selin yol açtığı maddi kayıpların önemli bir bölümünün mülk sahiplerinin üzerinde kalabileceğine işaret ettiği ifade edildi.

Hasar sürecinde ilk adım can güvenliği

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, selden etkilenen vatandaşların öncelikle kendi güvenliklerini sağlamaları gerektiğini söyledi. Hasar bildirimi için 24 saatlik süreye ilişkin endişe yaşanmaması gerektiğini belirten Yaşar, güvenliğin sağlanmasının ardından sigorta şirketlerine başvurulmasını istedi.

Yaşar, süreçle ilgili şu açıklamayı yaptı:

Tehlikeli madde taşımacılığında yeni belge zorunlulukları yürürlüğe girdi
Tehlikeli madde taşımacılığında yeni belge zorunlulukları yürürlüğe girdi
İçeriği Görüntüle

“Gözlerimizin önünde cereyan eden büyük bir afet var. Vatandaşlarımız 24 saat gibi zaman sınırlarına takılıp endişe etmesinler. Öncelikli yapılması gereken şey can güvenliğini sağlamaktır. Can güvenliği emniyete alındıktan sonra mal güvenliği sağlanmalı ve ardından vakit kaybetmeden ilgili sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulmalıdır. İhbarın akabinde sigorta şirketlerimiz eksperleri hızlıca görevlendirerek gerekli tüm tespitleri yapacak ve zararları en kısa sürede tazmin edecektir.”

Sel zararlarında kasko kapsamı belirleyici

Araçların su baskını ve sel nedeniyle gördüğü hasarların karşılanmasında kasko poliçesinin kapsamı önem taşıyor. Yaşar, Türkiye’deki kasko poliçelerinin büyük bölümünün genişletilmiş kasko şeklinde düzenlendiğini ve bu poliçelerde çoğunlukla sel ve su baskını teminatının bulunduğunu belirtti. Sürücülerin teminat koşullarını sigorta acentelerinden veya şirketlerinden öğrenebileceğini kaydetti.

Zorunlu trafik sigortasının doğal afetlerden kaynaklanan araç hasarlarını karşılamadığını hatırlatan Yaşar, kaskosu olmayan sürücülerin masrafları kendilerinin karşılamak zorunda kalacağını ifade etti.

Yaşar, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Eğer aracın kaskosu yoksa ve sadece zorunlu trafik sigortası varsa, trafik sigortası bu tür doğal afet zararlarını kesinlikle karşılamaz. Kaskosu olmayan araç sahipleri maalesef araçlarında oluşan tüm hasarı kendi ceplerinden karşılamak durumunda kalacaklar.”

Elektrikli araçlardaki hasarın maliyeti araştırılacak

İklim krizinin etkisiyle sel, heyelan, fırtına ve kasırga gibi doğal afetlerin daha fazla önem kazandığını belirten Yaşar, yaşlı araçlar için hazırlanan uygun fiyatlı poliçelerin de bu risklere karşı koruma sağlayabildiğini dile getirdi.

Elektrikli araçların selden kaynaklanan zararlarına da değinen Yaşar, genişletilmiş kasko poliçelerinin genel olarak bu araçları da kapsadığını söyledi. Poliçede özel bir hüküm bulunmadığında standart süreçlerin geçerli olduğunu aktaran Yaşar, son sel felaketinin elektrikli araçlardaki hasarların boyutunu ve maliyetini daha geniş ölçekte değerlendirme imkânı sağlayacağını kaydetti.

Yaşar, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Sektör genelindeki genişletilmiş kasko poliçeleri elektrikli araçları da kapsıyor. Poliçede özel bir kloz yoksa standart süreçler geçerlidir.

Ancak bu büyüklükteki bir sel felaketinde, elektrikli araçların gördüğü hasarın ağırlığını ve mekanik araçlara kıyasla yaratacağı maliyeti ilk kez bu kadar geniş ölçekte test etmiş olacağız."

İstanbul’da hasar tespitlerinin zaman alması bekleniyor

İstanbul’da yaşanan yağışın boyutuna dikkat çeken Yaşar, kentin son 84 yılın en şiddetli yağışlarından birini aldığını belirtti. Son sel felaketinin, 2009 yılında Basın Ekspres bölgesinde yaşanan olaydan daha büyük hasara yol açtığını ifade eden Yaşar, yoğunluk nedeniyle hasar tespit çalışmalarının zaman alabileceğini söyledi.

Sigorta sektöründe kullanılan akıllı eksper atama sistemlerinin dosya ve ekspertiz işlemlerinin düzenli ilerlemesine katkı sağlayacağını belirten Yaşar, hasar tespitlerinin tamamlanmasının ardından tazminat sürecinin yürütüleceğini kaydetti.

Sigortayı afet yaşanmadan yaptırmak gerekiyor

Yaşar, sigortanın risk gerçekleştikten sonra değil, öncesinde yaptırılması gerektiğini vurguladı. Rekabetin etkisiyle son dönemde kasko primlerinin makul seviyelerde olduğunu belirten Yaşar, araçların yanı sıra konut ve iş yerlerinin de önceden güvence altına alınmasının önemine işaret etti.

Yaşar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Risk gerçekleştikten sonra satın alınamayacak tek ürün sigortadır. Yağmur yağdıktan veya araç sular altında kaldıktan sonra sigorta yaptırmak mümkün değildir. Son dönemde rekabet nedeniyle kasko primleri oldukça makul seviyelerdeydi. Vatandaşlarımızın dişiyle tırnağıyla edindiği araçlarını, konutlarını ve iş yerlerini henüz risk gerçekleşmeden, cüzi primlerle sigortalatmaları büyük önem taşıyor."

Kaynak: Haber Merkezi