DÜNYA

Hürmüz Boğazı’nda deniz ablukası senaryosu nasıl işleyebilir?

ABD ordusu, İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğini kapsayan bir ablukayı Pazartesi günü başlatacağını duyurdu. Hürmüz Boğazı’nda uygulanacak kararın küresel ticaret ve enerji akışını ciddi şekilde etkilemesinden endişe ediliyor.

Abone Ol

ABD, İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğini kapsayan geniş kapsamlı bir ablukayı Pazartesi günü devreye alacağını açıkladı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan duyuruda, Hürmüz Boğazı üzerinden İran limanlarına giden ve bu limanlardan ayrılan tüm gemilerin, ülke fark etmeksizin denetime tabi tutulacağı belirtildi. Açıklamada, yalnızca İran dışındaki limanlara giden veya bu limanlardan gelen gemilerin uygulamadan muaf olacağı ifade edildi.

Abluka kararı ve kapsamı

CENTCOM’un açıklamasına göre abluka, İran’ın kıyı şeridi ve limanlarına giriş-çıkış yapan tüm gemileri kapsayacak şekilde uygulanacak. Uygulamanın Pazartesi günü yerel saatle 17.00 itibarıyla başlayacağı bildirildi. ABD, operasyonun “tarafsız şekilde” yürütüleceğini ve gemilerin bayrağına bakılmaksızın İran liman bağlantılı tüm trafiğin durdurulacağını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndaki denetim mekanizmasının ABD kontrolünde olacağını savundu. Trump ayrıca bazı müttefik ülkelerin operasyona destek vereceğini belirtse de, bu ülkelerin isimleri paylaşılmadı. ABD tarafı, Boğaz’da güvenli geçişlerin sağlanması için farklı ülkelerle koordinasyon yürütüldüğünü ifade etti.

Müzakerelerin başarısızlığı ve gerilimin tırmanması

Abluka kararının, Pakistan’da ABD ve İran arasında yürütülen ancak sonuçsuz kalan müzakerelerin ardından gelmesi dikkat çekti. ABD Başkanı Trump, İran’ın “nükleer emellerinden vazgeçmeye isteksiz olduğu” gerekçesiyle görüşmelerin başarısız olduğunu öne sürdü. İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD’yi “aşırı ve hukuka aykırı taleplerde bulunmakla” suçladı. Bölgede ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından gerilimin daha da arttığı, İran’ın ise Hürmüz Boğazı’nı fiilen kontrol ederek deniz trafiğini kısıtladığı belirtiliyor. Bazı gemilerin geçişine izin verildiği, bazılarından ise yüksek ücretler talep edildiği ifade ediliyor.

Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Küresel enerji ticaretinin önemli bir bölümü bu dar su yolundan sağlanıyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her gerilim, doğrudan küresel enerji fiyatlarına ve tedarik zincirlerine yansıyor. Uzmanlara göre İran, bu stratejik konumu uzun süredir dış politika baskısı aracı olarak kullanıyor. Boğazdan geçişlerin zaman zaman kısıtlanması ve belirli gemilere özel ücretlendirme uygulanması, küresel deniz ticaretinde belirsizlik yaratıyor.

Hukuki tartışmalar ve uluslararası tepkiler

ABD’nin ablukası, uluslararası deniz hukuku açısından da tartışma yarattı. BBC’ye konuşan hukuk uzmanları, askeri güçle uygulanacak bir ablukanın uluslararası hukuka aykırı olabileceğini ve mevcut ateşkes düzenlemelerini ihlal etme riski taşıdığını ifade etti. İngiltere hükümeti ise seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiğini vurgulayarak Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının küresel ekonomi için kritik olduğunu açıkladı. Fransa ve bazı Avrupa ülkeleriyle birlikte bölgedeki deniz trafiğini güvence altına alacak bir koalisyon oluşturulabileceği de dile getirildi.

NATO ve müttefik ülkelerin rolü

ABD Başkanı Trump, NATO’nun Boğaz’daki mayın temizleme çalışmalarına destek verebileceğini söyledi. ABD’nin bölgede mayın tarama gemilerini devreye sokacağı, İngiltere’nin de benzer şekilde katkı sağlayacağı ifade edildi. İngiltere Savunma Bakanlığı, mayın avlama sistemlerinin bölgede bulunduğunu ve seyrüsefer güvenliğinin korunması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Ancak İngiltere’nin abluka operasyonuna doğrudan katılımına dair net bir bilgi paylaşılmadı.

Küresel ticaret ve enerji piyasalarına etkisi

Denizcilik uzmanları, ablukanın kısa vadede sınırlı sayıda gemiyi etkileyeceğini ancak asıl etkinin enerji piyasalarında görülebileceğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı’ndan günlük gemi geçişlerinin savaş öncesine göre ciddi şekilde azaldığı, son günlerde ise trafiğin neredeyse durma noktasına geldiği ifade ediliyor. Uzmanlar, birçok denizcilik şirketinin bölgedeki belirsizlik nedeniyle geçişleri askıya aldığını ve gelişmeleri beklemeye aldığını aktarıyor. Küresel petrol ve gaz fiyatlarında yeni bir yükseliş riskinin ise göz ardı edilmediği belirtiliyor.