University College London’dan (UCL) Anmol Aggarwal liderliğindeki araştırma ekibi, evrendeki en güçlü patlamalar arasında gösterilen hipernovaların bazı yıldızların oluşumundaki rolünü yeniden değerlendirdi. Geliştirilen matematiksel modeller, sıradan süpernovalarda elementlerin uzaya eşit biçimde dağılmadığını ve bu durumun sıra dışı kimyasal özelliklere sahip yıldızların oluşumuna yol açabileceğini gösterdi.

Mehmetçik’in gözcüsü PARS İZCİ 8x8, KBRN tehditlerine karşı görev yapıyor
Mehmetçik’in gözcüsü PARS İZCİ 8x8, KBRN tehditlerine karşı görev yapıyor
İçeriği Görüntüle

Süpernova kalıntıları farklı kimyasal izler bırakabiliyor

Büyük kütleli yıldızlar, yakıtlarını tüketerek çöktüklerinde süpernova adı verilen patlamalar meydana geliyor. Hipernovaların ise çok daha büyük ve hızlı dönen yıldızlarda, sıradan süpernovalardan yaklaşık on kat daha güçlü patlamalarla oluştuğu düşünülüyordu.

Ancak yeni matematiksel modeller, sıradan süpernovaların da maddeleri uzaya düzensiz biçimde saçabildiğine işaret ediyor. Patlama sırasında oksijen bir yöne, kükürt ise başka bir yöne yayılabiliyor. Bu asimetrik dağılım sonucunda oluşan yeni yıldızlar, büyük bir hipernovanın kalıntılarından doğmuş izlenimi veren sıra dışı kimyasal özellikler taşıyabiliyor.

Elementlerin ne kadar karıştığı önem taşıyor

Ölen yıldızlar, farklı elementlerin katmanlar halinde sıralandığı bir yapıya sahip. Bu yapı, katmanlı görünümü nedeniyle soğana benzetiliyor. Yıldız patladığında katmanlardaki maddeler çevreye dağılıyor; ancak bu elementlerin ne ölçüde birbirine karıştığı, ortaya çıkan kimyasal yapıyı etkiliyor.

Araştırma ekibinde yer alan Ralph Schoenrich, maddelerin ne kadar karıştığının henüz tam olarak bilinmediğini belirtti. Schoenrich, yeni araştırmaların ise elementlerin tamamen homojen biçimde karışmadığını, kısmi karışımın söz konusu olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Samanyolu’ndaki yıldızlar yeniden değerlendirildi

Araştırmacılar, Samanyolu Galaksisi’ndeki şüpheli yıldızları incelediklerinde, bu gök cisimlerinin kimyasal özelliklerinin yalnızca devasa patlamalarla açıklanmasının gerekli olmayabileceğini gördü. Bulgulara göre sıradan süpernovaların asimetrik kalıntıları ve nötron yıldızlarının birleşmesi de bu yıldızların oluşumunda rol oynayabilir.

Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan çalışma, galaksilerde elementlerin nasıl oluştuğunu ve dağıldığını açıklayan kimyasal evrim modellerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi