Mavişehir'de yürütülen kıyı rehabilitasyonu çalışmaları kapsamında şekillenen projede, yüklenici firmanın tasfiye sürecinin tamamlanmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ilgili tüm birimleri alanı bir an önce kente kazandırmak için harekete geçti. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalara Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri eş zamanlı olarak katkı sağlıyor. Gediz Deltası'nın koruma ve kullanım dengesi gözetilerek tasarlanan proje, bölgenin doğal ve kültürel değerlerini Mavişehir'de yeniden görünür kılmayı ve ekolojik farkındalığı güçlendirmeyi amaçlıyor.
"Ziyaretçi merkezi donatılarıyla tamamlanıyor"
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Yeşil Alanlar Planlama ve Proje Şube Müdürü Hüseyin Öztürk, alanda zemin düzenlemeleri, altyapı ve yapı çalışmalarının hızla sürdüğünü belirtti. Öztürk, "Yüklenici firmanın tasfiye sürecinin ardından ilgili tüm belediye birimlerimiz çalışmalara başladı. Ziyaretçi merkezimiz donatılarıyla tamamlanıyor. İZSU ekipleri yağmur ve deniz suyunun tahliyesi için kullanılan kanallarda temizlik yapıyor, mekanik sistemler işler hale getiriliyor. Kentsel donatı, ahşap ve zemin iyileştirme çalışmalarımız da devam ediyor" dedi.
Taşkın kontrolü öncelikli hedef oldu
Projenin tasarım detaylarına değinen Hüseyin Öztürk, alanın aslında Mavişehir'in 70 yıl önceki deltası olduğunu, zamanla tarım arazileri ve yoğun yapılaşmayla taşkın alanına dönüştüğünü ifade etti. Öztürk, "Parkı tasarlarken önceliğimiz vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak oldu. Yağmur suyu ve deniz taşkınlarını kontrol altına alacak bir tasarım geliştirildi. Taşkın parkı olarak tasarlanan alan, ekolojik koruma ve restorasyonun yanı sıra sosyal ve rekreatif alanları da barındıracak. Sulak alanların canlandırıldığı, flora ve faunayı destekleyen bir park olacak" diye konuştu.
20 binin üzerinde bitki dikilecek
Parkta yoğun ve işlevsel bir bitkisel peyzaj oluşturulacağını aktaran Öztürk, "75 bin metrekarelik parkımız, kıyıyla birlikte çalışarak deniz ve kara arasında bir geçiş alanı oluşturacak. Tuzcul yapıya sahip bölgede, doğal olarak yetişen türlerin yanı sıra ılgın, iğde ve zeytin çalısı gibi bitkiler kullanılarak sürdürülebilir bir peyzaj tasarlanıyor. Parkta 20 binin üzerinde bitki dikimi yapılacak" ifadelerini kullandı.
Kuş gözlem kulelerinden su içi dersliklere kadar geniş donatı ağı
Flamingo Doğa Parkı'nın hem ekosistemi koruyacak hem de kente önemli bir sosyal alan kazandıracak şekilde tasarlandığını belirten Hüseyin Öztürk, parkta kuş adaları ve sulak alanların yer alacağını söyledi. Öztürk, "Şimdiden ördek, karabatak, balıkçıl ve martı gibi türleri görmeye başladık. Çocuk oyun alanları, ziyaretçi merkezi, büfe, kafeterya, tuvalet ve otoparkın yanı sıra seyir terasları, deniz amfileri, su içi derslikler ve kuş gözlem kuleleri bulunacak. Ziyaretçi merkezimizde farklı yaş gruplarına yönelik eğitimler de düzenlenecek" dedi.
Gediz Deltası'nın kaybolan doğal dokusu yeniden canlanıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 70 yıl önce Gediz Deltası'nın sulak alan ekosisteminin bir parçası olan Mavişehir'de, zamanla kaybolan doğal dokuyu Flamingo Doğa Parkı'yla yeniden canlandırıyor. Gediz Deltası'nın doğal ve kültürel değerlerinden ilham alınarak tasarlanan parkta tuzcul sulak alanlar, dalyan balıkçılığı, hayvancılık ve kuş popülasyonları tasarımın temel referanslarını oluşturuyor. Parkta oluşturulmaya çalışılan fiziksel doku ise Gediz Deltası içinde yer alan Homa Dalyanı'nda geçmiş yıllarda kullanılan mevcut doğal dokuyla uyumlu, kolay inşa edilebilen, narin görünümlü ancak dayanıklı yapılardan esinlenerek tasarlandı. Proje kapsamında bölgenin karakteristik unsurlarından tuzcul sulak alanların kontrollü biçimde yeniden oluşturulması planlanıyor. Böylece geçmişte Mavişehir'in doğal dokusunun önemli bir parçası olan sulak alan ekosistemi, kentsel yaşam içinde yeniden deneyimlenebilecek.