İZMİR GENEL

Gökce’den Silivri mektubu: İzmir günlerini yad etti

Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökce, Silivri Cezaevi’nden kaleme aldığı mektupta İzmir günlerini anlattı. 16 aydır tutuklu bulunan Gökce, "Bu karanlık günleri aşacağız, vazgeçmeyeceğim" ifadeleriyle kararlılık mesajı verdi.

Abone Ol

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Emre Kongar, bugünkü köşesinde eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökce'nin Silivri Cezaevi'nden gönderdiği mektubu yayımladı.

Kongar, Ekrem İmamoğlu'nun duruşma haberlerinin gündemde olduğu bir dönemde Gökce'nin mektubunu "tarihe bir not düşmek" amacıyla paylaştığını belirtti.

Mektubun el yazısıyla kendisine ulaştığını ifade eden Kongar, yazısını "Ekrem İmamoğlu'nun duruşma haberlerinin gündemin başına oturduğu bir ortamda bu mektubu, tarihe bir not olarak yayımlayı uygun buldum. Dilerim bütün haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikler bir an önce sona erer ve özgürlüklerimize yeniden kavuşuruz!" sözleriyle tamamladı.

Gökce'den İzmir anısı

Buğra Gökce, Kongar'a gönderdiği mektubuna geçmişte İzmir'de yaşanan bir anıyı hatırlatarak başladı.

Gökce, Kongar ile İzmir Fuarı kapsamında Kültürpark'ta gerçekleştirilen bir etkinlikte bir araya geldiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Yıllar önce İzmir Fuarı'na, Kültürpark'ta davet ettiğimiz bir etkinlikte konuşmacımızdınız ve sizi ben gezdirmiş, ağırlamaya çalışmıştım. Golf aracında Kültürpark'ta gezerken, yürürken kısacık sohbetlerimiz olmuştu. Sanırım 2019 ya da 2020 idi. Hatırlamamanız çok normal. O zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Yerel Sekreteri vazifesini yapıyordum. Sonra yolum İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne düştü. Dahasını ise biliyorsunuz"

"16 aydır Silivri sakiniyim"

Silivri Cezaevi'ndeki sürecini anlatan Gökce, yazmaya, okumaya ve üretmeye devam ettiğini ifade etti.

Gökce mektubunda şu ifadeleri kullandı:

"16 aydır Silivri sakiniyim. Sabırla, inançla, umutla yazmaya, öğretmeye ve en çok da okumaya uğraşıyorum. İlk 4-5 ayımı Silivri Günlükleri diye çok amatör bir kitap haline getirmiştim. Belki rast gelmişsinizdir. Şimdi ise Duruşma Günlükleri tutuyorum. Buradaki 473 günümün her birini yazdım. Açıkçasıyla kalemle kendime bir gökyüzü açıyorum ki beton kafes içinde sizleri okuyarak, nasiplenerek size içten bir teşekkür borcum var."

Gökce, dışarıdan gelen desteğin kendileri için büyük önem taşıdığını da belirtti.

"Beni köşenize taşımanız, sosyal medyada paylaşmanız benim için çok kıymetli. Burada unutulmadığımızı, masumiyetimizin çığlığının sizlere ulaştığını bilmeye, görmeye ve yaşamaya çok ihtiyacımız var. Siz bunu layıkıyla, bir yürekten yapıyorsunuz. Var olun, hiç eksik olunmayın."

"Bu karanlık günleri aşacağız"

Mektubunun sonunda umutlu ve kararlı mesajlar veren Gökce, mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.

Gökce, şu ifadeleri kullandı:

"İnanıyorum ki bu karanlık günleri aşacağız, bu deli gömleğini yırtıp atacağız, bu eşsiz ülkeyi özgürlüğe ve aydınlığa çıkaracağız. Her şeyin güzel, çok güzel olacağı günler için üretmeye devam edeceğim. Vazgeçmeyeceğim."