ABD Başkanı Donald Trump'ın 30 Temmuz'da Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasına ilişkin yol haritası üzerinde uzlaşma sağlandığını açıklamasıyla birlikte Gazze yeniden uluslararası diplomasinin merkezine yerleşti. Yol haritası; Hamas'ın silah bırakması, İsrail'in Gazze'den çekilmesi, uluslararası bir güvenlik gücünün bölgeye konuşlandırılması ve yeni bir yönetim yapısının oluşturulmasını öngörüyor. Türkiye ise sürecin başından bu yana Katar ve Mısır ile birlikte yürüttüğü diplomatik girişimlerini yeni aşamada da sürdürüyor.
Türkiye, müzakere sürecinde aktif rol üstleniyor
Yeni yol haritasının uygulanması için yürütülen temaslarda Türkiye'nin arabulucu ülkeler arasında yer aldığı belirtiliyor. Diplomatik kaynaklara göre Ankara, özellikle Hamas ile yürütülen müzakerelerde aktif rol oynarken, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve barış planının hayata geçirilmesi için yoğun temas trafiği yürütüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yaptığı açıklamalarda, Dışişleri Bakanlığı ile Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) süreci koordineli şekilde takip ettiğini belirterek çalışmaların yoğun biçimde sürdüğünü ifade etti.
Amman'daki dörtlü toplantıda Gazze gündemi öne çıktı
Sürecin en kritik diplomatik temaslarından biri 5 Ağustos'ta Ürdün'ün başkenti Amman'da gerçekleştirildi. Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan dışişleri bakanlarının katıldığı toplantıda bölgesel güvenlik konularının yanı sıra Gazze Barış Planı'nın uygulanması kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının ardından açıklama yapan Hakan Fidan, Ağustos ayında atılacak adımlar konusunda uzlaşı sağlandığını belirterek, Eylül ayında liderler düzeyinde yeni bir zirve düzenlenmesinin planlandığını açıkladı. Arap basınında zirvenin Mısır'da yapılmasının beklendiği ifade edildi.
İsrail'in saldırıları diplomatik süreci zorlaştırıyor
Yol haritasının açıklanmasının ardından İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını artırması ise uluslararası toplumda tepkiyle karşılandı. Türkiye, İsrail'in saldırılarının barış sürecini sekteye uğrattığını belirterek Netanyahu hükümetini eleştiren açıklamalarda bulundu. Dışişleri Bakanlığı, sivillerin ve sağlık tesislerinin hedef alınmasının kalıcı barış iradesiyle bağdaşmadığını vurguladı. Ardından Türkiye, Katar ve Mısır ortak açıklama yayımlayarak İsrail'in uluslararası hukuka uyması çağrısında bulundu. Daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Ürdün, Pakistan ve Endonezya'nın da katılımıyla yapılan ikinci ortak açıklamada ise saldırıların bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdiği ifade edildi.
Ankara, Hamas yönetimiyle temaslarını sürdürüyor
Türkiye'nin diplomatik trafiği yalnızca uluslararası toplantılarla sınırlı kalmadı. Hamas'ın yeni siyasi lideri Halil el-Yahya başkanlığındaki heyet, 29 Temmuz'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 4 Ağustos'ta ise MİT Başkanı İbrahim Kalın ile Ankara'da bir araya geldi. Görüşmelerde Gazze Barış Planı'nın uygulanma süreci, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve yol haritasının hayata geçirilmesine yönelik adımlar değerlendirildi. Diplomatik kaynaklar, Hamas'ın yol haritasına olumlu yaklaşımının da görüşmelerde öne çıkan başlıklardan biri olduğunu belirtti.
Türkiye garantör ülkeler arasında yer alıyor
Toplam 20 maddeden oluşan Gazze Barış Planı'nın hazırlanması ve kabul edilmesi sürecinde Türkiye, Katar ve Mısır ile birlikte garantör ülkeler arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anlaşmaya Türkiye adına imza atan liderlerden biri olurken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Gazze Barış Kurulu bünyesinde oluşturulan Yürütme Kurulu'nda görev alıyor. Ankara, yeni yol haritasının uygulanması sürecinde diplomatik girişimlerini sürdürürken, bölgedeki ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve siyasi çözümün hayata geçirilmesi için temaslarına devam ediyor.