Mahkeme süreci yaklaşık bir yıl süren davada, Özer’in deliller ışığında örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılandığı belirtildi. Karar duruşması Silivri’deki ceza infaz kurumunda yapıldı ve Özer duruşmaya tutuksuz olarak katıldı. Duruşma salonunda Özer’in ailesi, avukatları ve siyasi temsilciler yer aldı.
Davanın süreci, 2024 sonbaharında Özer’in gözaltına alınmasıyla başladı. O dönemde belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özer, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi ve sonraki duruşmalarda tutuksuz olarak yargılanmaya devam etti. Mahkeme, tüm delilleri değerlendirerek Özer’in örgüt üyeliği suçlamasını kabul etti ve 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Bu karar, yerel yönetimler ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Özellikle İstanbul’un kalabalık ilçelerinden biri olan Esenyurt’ta belediye yönetimi ve yürütülen projelerin geleceği merak konusu oldu. Belediye kaynakları, Özer’in ceza almasının ardından geçici yönetim planlarının devreye gireceğini duyurdu.
Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, kararın ardından farklı açıklamalarda bulundu. Kararın hukuki temelleri ve yerel yönetim üzerindeki etkileri tartışılırken, kamuoyunda da geniş bir yankı oluştu.
Özer’in avukatları, mahkemenin verdiği kararın üst mahkemeye taşınacağını belirtti. Bu süreç, Esenyurt ve İstanbul siyaseti açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, vatandaşlar ve yerel aktörler, belediye hizmetlerinin aksatılmadan sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu dava, belediye başkanlarının hukuki sorumlulukları ve görevlerini yürütürken karşılaşabilecekleri riskler açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Önümüzdeki dönemde mahkeme kararının kesinleşmesi ve olası temyiz süreçleri, Esenyurt’taki yönetim ve siyaset dengelerini belirleyecek.





