Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinde yaşanan protestolar üzerinden Türkiye’de benzer girişimlerde bulunmayı düşünenlere mesaj verdi. Erdoğan, “Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir” ifadelerini kullandı. Basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen Erdoğan, muhalefeti eleştirerek Türkiye’nin kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmeyeceğini söyledi.
“Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, başta Fransa ve İtalya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde devam eden protestolarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de de benzer girişimlerin hayalini kuranlar olabileceğini belirten Erdoğan, siyasetin demokratik zeminde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, muhalefetin kullandığı dili eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
"Bakınız, daha önce de söyledim. Siyaseti demokratik zeminde, mutabakat içinde rekabetten çıkarıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmek, yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşımdır.
Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikâr olan savaş jargonunu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biri olarak görüyorum. Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir."
“Bize basın özgürlüğü dersi veremezler”
Basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen Erdoğan, hükümete yönelik eleştirilerde bulunanları hedef aldı. Basın kuruluşlarının ve gazetecilerin geçmişte tehdit edildiğini savunan Erdoğan, muhalefetin önce kendi ilişkilerine ilişkin açıklama yapması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce, eğer yapabiliyorlarsa, çıksınlar, sarf ettikleri kirli ilişkileri açıklasınlar. Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler."
“Türkiye kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmez”
Türkiye’nin basın özgürlüğü ve eleştirel seslerle bir sorunu olmadığını belirten Erdoğan, ülkedeki medya kuruluşlarının çeşitliliğine dikkat çekti. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece herkesin görüşünü açıklayabildiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin farklı sesleri memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Erdoğan, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır. Türkiye, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biridir. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla ülkemiz ilk sıralarda yer alıyor. Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz. Ama dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmez, edemez.
Şu temel hakikati tekrar hatırlatmak isterim. Bizler ister iktidarda ister muhalefette olalım, hepimiz ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef insanlarız. Makamlarımız, unvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalıdır. Ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz."





