Yükseköğretim Kurulu tarafından 6 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, Eğitim Sen’in eleştirilerinin odağı oldu. Sendika tarafından yapılan açıklamada, üniversitelerin yalnızca sıralamalar ve sayısal göstergeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği belirtilirken, yükseköğretimdeki yapısal sorunların çözümü için kapsamlı bir değişim çağrısı yapıldı.

Üniversitelerin temel sorunları sıralandı

Eğitim Sen, yükseköğretimin gündeminde akademik özgürlüklerden üniversite özerkliğine, güvencesiz istihdamdan geçim sıkıntısına kadar çok sayıda sorunun bulunduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca öğrencilerin barınma ve beslenme sorunları ile eğitime erişimde yaşanan eşitsizliklere dikkat çekildi. Üniversitelerin başarısının yalnızca uluslararası sıralamalar, performans kriterleri ve çeşitli sayısal göstergeler üzerinden ölçülemeyeceği vurgulandı.

Sendika, üniversitelerin bilimsel bilginin özgürce üretildiği, eleştirel düşüncenin ve çoğulculuğun geliştiği, demokratik yaşamın güçlendirildiği kurumlar olması gerektiğini ifade etti.

YÖK sistemi eleştirilerin odağında

Eğitim Sen’in açıklamasında yükseköğretimdeki yapısal sorunların başında YÖK sisteminin bulunduğu savunuldu. 12 Eylül askeri darbesinin ardından oluşturulan YÖK’ün, üniversitelerin bilimsel, yönetsel ve akademik özerkliği üzerinde merkezi bir denetim mekanizmasına dönüştüğü öne sürüldü.

Siyasal iktidarın yükseköğretim üzerindeki etkisinin üniversitelerin kendi iradeleriyle yönetilmesini güçleştirdiği belirtilen açıklamada, rektörlerin üniversite bileşenlerinin iradesi dışında atanmasının da demokratik yapıyı zayıflattığı ifade edildi.

“YÖK kapatılmalı”

Üniversitelerin demokratikleşmesinin mevcut sorunların ayrı ayrı çözülmesinden ziyade yükseköğretimin yönetim anlayışında köklü bir değişiklik yapılmasıyla mümkün olacağı savunuldu.

Eğitim Sen açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Üniversitelerin kendi bileşenlerinin söz ve karar sahibi olduğu, yöneticilerin demokratik yöntemlerle belirlendiği, bilimsel üretimin siyasal ve idari baskılardan bağımsız olduğu bir yükseköğretim sistemi kurulmalıdır. Bu nedenle üniversitelerin gerçek anlamda özgür, özerk ve demokratik bir yapıya kavuşmasının önündeki temel engellerden biri olan YÖK kapatılmalı yükseköğretim, üniversite bileşenlerinin demokratik katılımını esas alan yeni bir yapıya kavuşturulmalıdır.”

Fon soruşturmasında adı geçen Fatma Betül Sayan Kaya Ak Parti’den de istifa etti
Fon soruşturmasında adı geçen Fatma Betül Sayan Kaya Ak Parti’den de istifa etti
İçeriği Görüntüle

Eğitim Sen’den iktidar ve YÖK’e çağrı

Açıklamanın devamında siyasal iktidar ve YÖK’e çağrıda bulunan Eğitim Sen, yükseköğretim emekçileri ile öğrencilerin yaşadığı sorunlara çözüm üretilmesini istedi.

Sendika ayrıca akademik özgürlük ve üniversite özerkliğinin önündeki engellerin kaldırılması, yükseköğretim çalışanları için güvenceli çalışma koşullarının oluşturulması gerektiğini belirtti.

Eğitim Sen açıklamasını, “Bilimsel üretimini sermayenin, piyasanın ve siyasal iktidarların ihtiyaçlarına göre değil, kamusal yararı esas alarak gerçekleştiren; özgür, özerk, demokratik, laik ve kamusal bir yükseköğretim sistemi için mücadelemizi sürdüreceğiz” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi