Araştırmada, kanser hücrelerine mikro ve nano ölçekte parçacıklar yerleştirilerek bu parçacıkların dışarıdan uygulanan titreşim ve kızılötesi ışıkla aktive edilmesi sağlanıyor. Bu yöntem sayesinde kanserli hücrelerin mekanik olarak parçalanarak yok edilmesi hedeflenirken, sağlıklı dokuların zarar görmemesi amaçlanıyor.
Hem tedavi hem görüntüleme amacıyla kullanılabilecek
Geliştirilen sistemin yalnızca tedavi değil, tümör dokusunun hassas biçimde görüntülenmesinde de kullanılabileceği belirtiliyor. Parçacıkların kanser hücrelerine seçici biçimde bağlanması sayesinde tümörlerin sınırlarının daha net belirlenmesi mümkün olabilecek. Bu durum cerrahi planlama ve biyopsi süreçlerinde önemli avantaj sağlayabilir.
Pek çok kanser türünde potansiyel kullanım
Bilim insanları, teknolojinin lösemi, akciğer, meme, prostat, pankreas ve beyin tümörleri dahil birçok kanser türünde uygulanabileceğini değerlendiriyor. Ayrıca erişimi zor dokularda da etkili olabileceği ifade ediliyor.
Geliştirilen yerli teknolojinin klinik süreçlerden sonra sağlık alanında yeni bir tedavi seçeneği oluşturması ve Türkiye’nin biyomedikal araştırmalardaki kapasitesini güçlendirmesi bekleniyor.




