İZMİR

EFD 13'üncü yılında uyardı: 21'inci yüzyılın stratejik kaynağı su olacak

Ege Finans Derneği (EFD), kuruluşunun 13'üncü yılını Kordon Otel'de düzenlenen özel bir organizasyonla kutladı. Finans dünyasının İzmir'deki temsilcilerini bir araya getiren gecede, İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, küresel jeopolitiğin yükselen başlıklarından biri olan Grönland'ın stratejik, ekonomik ve çevresel önemini ele alan bir sunum gerçekleştirdi.

Abone Ol

EFD ve Genç EFD üyelerinin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, Derneğin gelecek dönem vizyonu, finansal okuryazarlık çalışmaları ve sosyal sorumluluk projeleri paylaşıldı. Açılış konuşmasını yapan Ege Finans Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Taner Dumlu, 2025 itibarıyla derneğin toplumsal etki alanını daha da genişletmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Taner Dumlu, "EFD olarak 13 yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz. Finansal okuryazarlığın toplumun tüm kesimlerine yayılması temel önceliğimiz. 2025 yılında burs verdiğimiz öğrenci sayısını 10'a çıkardık. Genç EFD üyelerimizin sektöre daha donanımlı şekilde kazandırılması için yeni projeler üretmeye devam edeceğiz" dedi.

Grönland: Küresel güç mücadelesinin yeni ekseni

"Grönland'ın Stratejik Önemi" başlıklı sunumunda Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, adanın yalnızca buzullardan ibaret bir coğrafya olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Küçüközmen, Grönland'ın kritik mineraller, nadir toprak elementleri ve enerji kaynaklarının yanı sıra dünyanın en büyük ve en saf tatlı su, başka bir ifadeyle içme suyu rezervlerini barındırdığını vurguladı.

Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen şu ifadeleri kullandı: "Bugün küresel rekabet yalnızca enerji ya da teknoloji üzerinden yürümüyor. Nitelikli içme suyu, 21'inci yüzyılın en stratejik kaynağı haline gelmiştir" diyen Küçüközmen, Grönland'ın bu yönüyle küresel güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Üzerinde yeterince konuşulmayan stratejik kaynak: İçme suyu

Grönland'daki buzulların milyonlarca yılda oluşmuş, yüksek kalitede ve içilebilir nitelikte tatlı su barındırdığını belirten Prof. Dr. Küçüközmen, iklim kriziyle birlikte su güvenliğinin ülkeler için bir ulusal güvenlik meselesine dönüştüğüne dikkat çekti.

"Grönland'daki tatlı su rezervleri, teorik olarak dünyanın içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek ölçektedir. Son yıllarda yaşanan su kesintileri ve kuraklıklar, suyun artık stratejik bir varlık olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Gelecekte ülkeler petrol için değil, içilebilir suya erişim için rekabet edecek" dedi.

Jeopolitik bilardo masası

ABD, Rusya ve Çin'in Grönland çevresindeki artan askeri, ekonomik ve diplomatik faaliyetlerinin tesadüf olmadığını vurgulayan Küçüközmen, bu bölge üzerindeki hakimiyet mücadelesinin önümüzdeki on yılların en önemli jeopolitik kırılma alanlarından biri olacağını ifade etti.

Prof. Dr. Küçüközmen sözlerini şöyle noktaladı: "Grönland bugün sessiz gibi görünse de, geleceğin en büyük ekonomik ve siyasi mücadelelerinden biri bu coğrafyada yaşanacaktır. Çünkü burada yalnızca madenler değil, dünyanın geleceğini belirleyecek nitelikte içme suyu kaynakları bulunmaktadır" diyerek sözlerini tamamladı. Her hamlede yer değiştiren bilardo toplarından oluşan bir alanda belirsizlik artarken tahmin gücünün önemini bir kez daha vurguladı.