İŞ DÜNYASI

Dünyanın en etkili iş insanları daha iyi kararlar almak için zihinlerini nasıl dinç tutuyor?

Patronlar artık başarıyı yalnızca finansal performansla değil, zihinsel dayanıklılıkla da ölçüyor. Uyku düzeninden inzivalara uzanan bu yeni yaklaşımın bilimsel temellerini ve sınırlarını Psikolog Duygu Yılmaz kaleme aldı.

Abone Ol

Facebook'un hızlı büyüme döneminde Priscilla Chan, Mark Zuckerberg'den dikkat çeken bir söz aldı. Haftada bir akşam yemeği yenilecek, en az 100 dakika boyunca Facebook konuşulmayacak ve iş tamamen gündem dışı kalacaktı.

Yıllar sonra çift, bu kuralın ilişkilerini koruyan en önemli alışkanlıklardan biri olduğunu anlattı. Böylece teknoloji dünyasının en yoğun yöneticilerinden biri, iş ve özel hayat arasına bilinçli bir sınır koydu.

Bu yaklaşım yalnızca Zuckerberg'e özgü değil. Dünyaca ünlü birçok CEO, daha doğru kararlar alabilmek için zihinsel kapasitesini korumaya yönelik farklı yöntemler uyguluyor.

Bezos'tan Gates'e: Başarının ortak formülü

Amazon'un kurucusu Jeff Bezos, sekiz saat uyumayı öncelik haline getiriyor. İlk toplantısını saat 10.00'dan önce planlamıyor ve en kritik kararlarını sabah saatlerinde almaya özen gösteriyor. Bezos'a göre yöneticilerin görevi gün içinde yüzlerce karar vermek değil, az sayıda ama yüksek kaliteli karar alabilmek.

Microsoft'un kurucusu Bill Gates ise yılda iki kez düzenlediği "Think Week" kapsamında bir hafta boyunca inzivaya çekiliyor. Bu süreçte dış dünyayla bağlantısını minimuma indirerek yalnızca kitap okuyor ve düşünmeye zaman ayırıyor.

Steve Jobs önemli toplantılarını yürüyüş yaparken gerçekleştirmeyi tercih ederken, Google CEO'su Sundar Pichai stresli dönemlerde nefes tekniklerinden yararlanıyor. Salesforce'un kurucusu Marc Benioff ise meditasyonu şirket kültürünün parçası haline getirerek ofislerine meditasyon odaları kazandırdı.

Uzmanlar uyarıyor: Yorgunluk karar kalitesini düşürüyor

Uzmanlara göre karar verme becerisi değişmeyen bir kişilik özelliği değil. Aynı kişi, dinlenmiş olduğu bir sabah ile yoğun toplantılarla geçen yorucu bir günün sonunda aynı verileri farklı şekilde değerlendirebiliyor.

Uzun süre devam eden stres; dikkat, çalışma belleği, dürtü kontrolü ve uzun vadeli düşünmeyi sağlayan beyin bölgelerini olumsuz etkileyebiliyor. Bu durum yöneticilerin aceleciliği kararlılık, tahammülsüzlüğü disiplin ya da aşırı kontrol isteğini titizlik olarak değerlendirmesine neden olabiliyor.

Bilim insanları, uzun süreli stresin vücutta oluşturduğu birikmiş yıpranmayı ise "allostatik yük" olarak tanımlıyor. Kalp-damar sistemi, bağışıklık sistemi ve sinir sistemi bu süreçten birlikte etkilenebiliyor.

Wellness Ekonomisi rekor büyüklüğe ulaştı

Zihinsel dayanıklılığı koruma arayışı artık küresel bir ekonomi haline geldi. 2024 yılında 6,8 trilyon dolara ulaşan wellness pazarının, 2029'da yaklaşık 9,8 trilyon dolarlık hacme ulaşması bekleniyor.

Günümüzde biyolojik yaş analizleri, glikoz sensörleri, uyku laboratuvarları, nöro-geribildirim uygulamaları ve kişiselleştirilmiş longevity programları giderek daha fazla ilgi görüyor.

Ancak uzmanlar, bilimsel temeli güçlü uygulamalarla kanıt düzeyi sınırlı yöntemlerin aynı paketlerde sunulduğuna dikkat çekiyor. Düzenli uyku, fiziksel aktivite, iş dışında dinlenmeye zaman ayırma ve gerektiğinde psikolojik destek alma ise zihinsel dayanıklılığı artıran en güçlü yöntemler arasında gösteriliyor.

Buna karşılık, sağlıklı bireylere uygulanan bazı vitamin serumları, NAD+ tedavileri, yaşlanma karşıtı peptitler ve genç donör plazması gibi uygulamaların faydalarına ilişkin bilimsel kanıtların henüz yeterli olmadığı belirtiliyor.

En değerli sermaye patronun zihni

Psikolog Duygu Yılmaz'a göre liderlerin zihinsel dayanıklılığı yalnızca kişisel sağlıklarını değil, şirketlerin geleceğini de doğrudan etkiliyor.

Düzenli uyku, fiziksel hareket, hobiler, güçlü sosyal ilişkiler ve belirli saatlerde ulaşılamaz olabilmek, yöneticilerin daha sağlıklı karar verebilmesi açısından kritik önem taşıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) ortak analizine göre haftada 55 saat ve üzeri çalışmak, standart çalışma sürelerine kıyasla inme riskini yüzde 35, iskemik kalp hastalığına bağlı ölüm riskini ise yüzde 17 artırıyor.

Uzmanlar, şirketlerin sunucuları ve veri merkezleri için yedekleme planları hazırladığını ancak en kritik karar altyapısı olan insan zihnünün çoğu zaman ihmal edildiğini vurguluyor.

Sonuç olarak; bir akşam yemeği, sabah saatlerinde bırakılan boş zaman, uzun bir yürüyüş ya da kısa bir inziva doğru kararı garanti etmese de, yorgunluk ve stres ile karar arasında sağlıklı bir mesafe oluşturmanın en etkili yolları arasında yer alıyor.

Psikolog: Duygu Yılmaz