EKONOMİ

Doların tahtı sallanıyor mu: UBS’ten çarpıcı araştırma

UBS’in 2026 Küresel Aile Ofisi Raporu, yüksek servet sahibi yatırımcıların dolar ağırlığını azaltma eğilimine girdiğini ortaya koydu. Artan jeopolitik riskler ve kamu borçları, portföy stratejilerinde değişimi hızlandırıyor.

Abone Ol

Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından UBS tarafından yayımlanan 2026 Küresel Aile Ofisi Raporu, ultra yüksek servete sahip yatırımcıların portföy tercihlerinde dikkat çekici bir dönüşüme işaret etti. Rapora göre küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yükselen kamu borçları, yatırımcıların dolar bazlı varlıklara bakışını yeniden şekillendiriyor. Araştırmaya katılan aile ofislerinin önemli bir kısmı, ABD dolarının rezerv para birimi olarak sahip olduğu güçlü konumun önümüzdeki dönemde zayıflayabileceğini düşünüyor. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, doların küresel güvenli liman rolüne ilişkin endişelerin arttığını ifade etti.

Dolar ağırlığı azaltılıyor

Raporda, yatırımcıların giderek daha dengeli ve çeşitlendirilmiş portföylere yöneldiği belirtilirken, dolar bazlı varlıklara karşı daha temkinli bir yaklaşımın öne çıktığı vurgulandı. UBS verilerine göre aile ofislerinin yaklaşık yarısı, portföylerinde ABD dolarına aşırı maruz kaldıklarını değerlendiriyor. UBS Küresel Aile Ofisi Bölümü yetkililerinden Maximilian Kunkel, son bir yılda doların değer kaybının birçok yatırımcıyı mevcut varlık dağılımını yeniden gözden geçirmeye ittiğini ifade etti.

ABD varlıklarında azalma, yeni yönelim gelişmekte olan piyasalara

Rapora göre yüksek servet sahibi yatırımcılar önümüzdeki dönemde yatırım stratejilerinde önemli değişiklikler planlıyor. Buna göre:

  • ABD merkezli varlıkların payının azaltılması
  • Gelişmekte olan ülke hisse senetlerine yönelimin artırılması
  • Altyapı yatırımlarına daha fazla ağırlık verilmesi

öngörülüyor. Öte yandan gayrimenkul yatırımlarında ise kademeli bir azalma eğilimi dikkat çekiyor. Yatırımcıların daha likit ve küresel ölçekte çeşitlendirilmiş varlıklara yöneldiği belirtiliyor.

Asya ve Avrupa öne çıkıyor

UBS yetkililerinden Benjamin Cavalli, aile ofislerinin yatırım haritalarında da değişim yaşandığını belirtti. Buna göre yatırımcılar ilk kez Asya Pasifik ve Batı Avrupa bölgelerinde pozisyon artırma eğilimine giriyor. Bu yönelimin özellikle ABD dışındaki yatırımcı gruplarında daha belirgin hale geldiği ifade edilirken, küresel sermayenin coğrafi olarak yeniden dağıldığına dikkat çekiliyor.

Jeopolitik riskler belirleyici hale geldi

Raporda küresel çatışmalar ve siyasi belirsizlikler, yatırım kararlarını en fazla etkileyen faktörlerden biri olarak öne çıktı. Jeopolitik risklerin yalnızca portföy dağılımını değil, aynı zamanda yatırımcıların operasyonel yapılarını da yeniden şekillendirdiği belirtildi.

Bu kapsamda yatırımcıların tek bir ülke veya bölgeye bağımlılığı azaltmak için farklı coğrafyalara yayılan stratejilere yöneldiği aktarıldı.

“Multishoring” stratejisi öne çıkıyor

Raporda dikkat çeken kavramlardan biri de “multishoring” oldu. Bu strateji kapsamında aile ofisleri, yatırımlarını farklı ülke ve hukuk sistemlerine yayarak riskleri azaltmayı hedefliyor. Bu yaklaşımın, küresel belirsizlik ortamında yatırımcılar için daha esnek ve güvenli bir yapı oluşturduğu değerlendiriliyor.

Ortalama servet 2,7 milyar dolar

UBS’in araştırması dünya genelinde 307 aile ofisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Rapora göre katılımcıların ortalama net serveti 2,7 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Çalışma, önümüzdeki dönemde dolar bağımlılığının azaltılması, coğrafi çeşitliliğin artırılması ve jeopolitik risklere karşı daha esnek yatırım stratejilerinin geliştirilmesinin küresel yatırımcılar için temel öncelikler olacağını ortaya koyuyor.