Petrol fiyatları, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle aşağı yönlü hareket etti. Jeopolitik risklerin azalabileceği ve bölgedeki petrol arzına yönelik endişelerin hafifleyebileceği beklentileri fiyatlar üzerinde etkili oldu.
Dün 105 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı günü 103,87 dolardan tamamladı. Brent petrolün kasım vadeli varil fiyatı bugün saat 17.49 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 4 düşerek 99,75 dolara geriledi.
Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün kasım vadeli varili ise 92,14 dolardan işlem gördü.
ABD-İran görüşmeleri beklentisi fiyatları etkiledi
Petrol fiyatlarındaki düşüşte, BM Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilecek diplomatik temasların Orta Doğu'daki gerilimin azaltılmasına katkı sağlayabileceği beklentisi öne çıktı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın BM Genel Kurulu kapsamında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu açıklaması da iki ülke arasındaki çatışmaların hafifleyebileceği beklentilerini güçlendirdi.
ABD ile İran arasındaki gerilimin azalabileceğine ilişkin beklentiler, özellikle Hürmüz Boğazı'ndan gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına yönelik arz endişelerini hafifletti. Böylece petrol fiyatlarına yansıyan jeopolitik risk priminin de gerilemesi bekleniyor.
BM Genel Kurulunun 81. oturumu 22 Eylül'de New York'ta başlayacak. "Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten BM" temasıyla düzenlenecek toplantıya 150'den fazla devlet ve hükümet başkanının katılması bekleniyor.
Genel Kurul kapsamında İran ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin yanı sıra Gazze, Rusya-Ukrayna Savaşı ve diğer bölgesel çatışmaların da gündeme gelmesi bekleniyor.
Katar arabuluculuk çalışmalarını sürdürüyor
ABD ile İran arasındaki görüşmelerin yeniden başlamasına yönelik diplomatik girişimler de petrol fiyatlarındaki düşüşü destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin yeniden başlaması için yaklaşık iki haftadır farklı fikirler üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Katar'ın arabuluculuk ekibinin Tahran ve Washington ile temaslarını sürdürdüğünü belirten Ensari, görüşmelerin yeniden başlatılması ve ilerleme sağlanması amacıyla farklı başkentler arasında diplomatik temaslar gerçekleştirildiğini ifade etti.
Washington'un anlaşmaya varma yönündeki açıklamalarının da ABD-İran geriliminin azalabileceği ve bölgedeki petrol arz risklerinin hafifleyebileceği beklentilerini güçlendirdiği değerlendiriliyor.
Trump'ın hafta sonu Yemen'deki İran destekli Husilere yönelik hava saldırısı seçeneğini değerlendirdiğini ancak şimdilik bu adımdan vazgeçtiğini açıklaması da bölgedeki jeopolitik risk algısının gerilemesine katkı sağladı.
Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı toparlanıyor
Yemen'deki Husilerin Suudi Aramco'nun Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'na yönelik saldırılarının ardından Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ihracatını artırması da piyasalardaki arz endişelerini hafifletti.
Kpler verilerine dayandırılan geçici verilere göre Suudi Arabistan'ın ham petrol ihracatı ağustosta 2013'ten bu yana en düşük seviye olan günlük 2,4 milyon varile geriledi. Eylül ayında ise ihracatın günlük 4 milyon varilin üzerine çıktığı belirtildi.
JPMorgan analistleri de 18 Eylül tarihli değerlendirmelerinde, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'ndaki kesintiye rağmen Orta Doğu'dan petrol akışlarının güçlü seyrettiğine dikkat çekti.
Analistler, bölgedeki toplam petrol akışının son 10 günde günlük ortalama 17,1 milyon varil seviyesinde gerçekleştiğini, bunun 2025 ortalamasının günlük 6,1 milyon varil altında kaldığını belirtti.
Fed beklentileri de petrol fiyatlarını baskılıyor
Petrol fiyatları üzerinde etkili olan bir diğer unsur ise ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler oldu.
Fed'in geçen hafta Temmuz 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırmasının ardından, yıl sonuna kadar yeni bir faiz artışı yapılabileceğine yönelik beklentiler güçlendi.
ABD'de enerji maliyetlerinin yükselmesinin Fed'in daha sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisini artırması, ekonomik aktivitenin ve petrol talebinin yavaşlayabileceğine yönelik öngörüleri destekliyor.
Sıkı para politikası beklentilerinin doları güçlendirmesi de petrolü diğer para birimlerini kullanan alıcılar açısından daha pahalı hale getirerek fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.





