YENİ Parti İzmir Milletvekili Deniz Yücel, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada 2027 yılı bütçesinin “Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm” olarak tanımlanmasını eleştirdi. Bütçenin vatandaşın ekonomik yükünü hafifletmediğini savunan Yücel, “İsminden de anlayacağımız üzere bu bütçe, ‘Halka dayan’ diyor. O nedenle bu bütçe ‘Ha Gayret’ bütçesidir” ifadelerini kullandı.

“Yolsuzluk denilen illet 31 mart 2024’ten sonra mı icat edildi?”

Konuşmasında belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklama süreçlerini gündeme getiren Yücel, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra göreve gelen çok sayıda belediye başkanının çeşitli nedenlerle tutuklandığını öne sürdü.

Yücel, belediye başkanlarına yönelik adli işlemlerin uygulanış biçimini eleştirerek soruşturma ve yargılama süreçlerinde hukuki güvencelerin korunması gerektiğini savundu. Suçlamaların delillerle desteklenmesi ve yargılamanın hukuki usuller çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirten Yücel, “Merak ediyorum, acaba bu yolsuzluk denilen illet 31 Mart 2024’ten sonra mı icat edildi?” diye konuştu.

Türkiye’de hukuk güvenliğinin zayıfladığını ileri süren Yücel, tutuklama süreçleri ve masumiyet karinesi konusunda eleştiriler yöneltti.

Bakanların denetlenmesi gerektiğini savundu

Yücel, konuşmasında kamu kurumlarının ve bakanların hesap verebilirliğini de gündeme getirdi. Bolu’daki yangın faciasında 78 kişinin hayatını kaybetmesini, yenidoğan ölümlerine ilişkin olayları, emeklilerin ekonomik koşullarını ve Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) yaşanan iş kazalarını örnek gösteren Yücel, kamu yönetiminde sorumluluk ve denetim mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini söyledi.

O koruma konuştu: tarafıma çok sayıda cinsel amaçlı müdahalesi oldu!
O koruma konuştu: tarafıma çok sayıda cinsel amaçlı müdahalesi oldu!
İçeriği Görüntüle

Bazı bakanların yeterince hesap vermediğini savunan Yücel, kamu hizmetlerinde yaşanan sorunların sorumlularının belirlenmesi ve gerekli denetimlerin yapılması çağrısında bulundu.

“Mesele birkaç gazetecinin başına gelenden ibaret değil”

Basın özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yücel, gazetecilerin haber yaparken yalnızca haberin doğruluğunu ve belgelerini değil, karşılaşabilecekleri hukuki sonuçları da düşünmek zorunda kaldıklarını ifade etti.

Gazeteciliğin kamu gücünü kullananları denetleme ve toplumun haber alma hakkını koruma işlevine dikkat çeken Yücel, basının görevinin yalnızca resmî açıklamaları aktarmak olmadığını söyledi. Gazetecilerin araştırma yapabilmesi, soru sorabilmesi ve kamuoyunu ilgilendiren gelişmeleri haberleştirebilmesi gerektiğini belirten Yücel, basın özgürlüğünün toplumun tamamını ilgilendirdiğini vurguladı.

Yücel, hukuki süreçlerde cevap ve düzeltme hakkı gibi mekanizmaların önemine değinerek gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle tutuklanmasına yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Can Atalay’ı da gündeme getirdi

Konuşmasının sonunda Can Atalay konusuna da değinen Yücel, Atalay’a yaşatılanların Türkiye Büyük Millet Meclisi açısından bir ayıp olduğunu ifade etti.

Yücel’in komisyon konuşmasında bütçe politikalarının yanı sıra hukuk güvenliği, belediye başkanlarına yönelik adli süreçler, bakanların hesap verebilirliği ve basın özgürlüğü başlıkları öne çıktı.

Kaynak: Bülten