Çocukluk döneminde bazı enfeksiyonlar, özellikle bebekler ve küçük yaştaki çocuklar için ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyhun Bozkurt, aşıların bağışıklık sisteminin hastalık etkenlerini tanımasına yardımcı olduğunu ve enfeksiyonların ağır seyretme riskini azaltabildiğini söyledi. Bozkurt, ailelerin aşı takvimini düzenli takip etmeleri, geciken dozlar konusunda uzmanlara danışmaları ve doğru bilgiye sağlık profesyonellerinden ulaşmaları gerektiğine dikkat çekti.
Aşılar ciddi enfeksiyonlara karşı koruyor
Zatürre, menenjit ve beyin iltihabı gibi hastalıkların çocuklarda önemli sağlık riskleri oluşturabildiğini belirten Prof. Dr. Ceyhun Bozkurt, aşıların birçok bulaşıcı hastalığa karşı korunmada etkili olduğunu ifade etti.
Kızamık, çocuk felci, boğmaca, difteri, tetanos ve hepatit B gibi hastalıklara karşı uygulanan aşıların çocukların enfeksiyonlardan korunmasına yardımcı olduğunu kaydeden Bozkurt, aşıların bağışıklık sisteminin hastalık etkenlerini önceden tanımasını sağladığını belirtti. Böylece vücudun aynı etkenle karşılaştığında daha hızlı savunma geliştirebildiğini dile getirdi.
Geciken aşılar çocukları risk altında bırakabiliyor
Bebeklik döneminden başlayarak uygulanan aşıların, çocukların yaşlarına ve bağışıklık sistemlerinin gelişimine göre belirli aralıklarla planlandığını aktaran Bozkurt, aşıların zamanında yapılmasının önemini vurguladı.
Aşıların gecikmesi durumunda çocukların bazı hastalıklara karşı bir süre daha savunmasız kalabileceğini belirten Bozkurt, herhangi bir nedenle aşı takviminde aksama yaşanması halinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi.
Aşılanma toplumun korunmasına da katkı sağlıyor
Aşıların yalnızca bireysel koruma sağlamadığını, toplum sağlığı açısından da önemli bir işlev üstlendiğini belirten Bozkurt, toplumdaki aşılanma oranlarının yüksek olmasının bulaşıcı hastalıkların yayılmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Özellikle henüz aşılanma yaşına gelmemiş bebekler ve bazı sağlık sorunları nedeniyle aşı yaptıramayan kişiler için toplumsal korumanın önemine işaret eden Bozkurt, düzenli aşılamanın salgınların önlenmesine ve kontrol altına alınmış hastalıkların yeniden yayılma riskinin azaltılmasına yardımcı olduğunu kaydetti.
Sosyal medyadaki her bilgiye itibar etmeyin
İnternet ve sosyal medya platformlarında aşılarla ilgili bilimsel dayanağı bulunmayan paylaşımların ailelerde endişeye neden olabildiğini belirten Bozkurt, aşılar hakkındaki soruların hekimlerle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Aşı sonrasında enjeksiyon bölgesinde ağrı, kızarıklık ve şişlik ya da hafif ateş görülebileceğini aktaran Bozkurt, bu etkilerin çoğunlukla kısa sürede kendiliğinden geçtiğini, ciddi alerjik reaksiyonların ise nadir görüldüğünü ifade etti.
Ailelerin çocuklarının sağlığı konusunda kaygı duymasının doğal olduğunu belirten Bozkurt, yalnızca duyumlara veya doğrulanmamış paylaşımlara dayanarak aşıları ertelemenin çocukların korunmasız kalmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Doktor kontrollerinde aşı kayıtları gözden geçirilmeli
Çocukların sağlıklı gelişiminde koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Bozkurt, düzenli doktor kontrollerinde aşı kayıtlarının incelenmesi ve eksik dozların belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Beslenme, uyku ve sağlık kontrollerinin yanı sıra aşıların da çocuk sağlığının temel unsurları arasında yer aldığını belirten Bozkurt, ailelerin aşı takvimini takip etmelerini ve tereddüt ettikleri konularda hekimlerinden bilgi almalarını önerdi. Bozkurt, zamanında yapılan aşıların çocukların ciddi hastalıklara karşı korunmasına katkı sağladığını ifade etti.



