Son dönemde art arda yaşanan okul saldırıları ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin veriler, kamuoyunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. “Suç işleyen çocukların ailelerine de ceza verilsin mi?” sorusu gündemin üst sıralarına taşınırken, hukukçular mevcut mevzuatın sınırlarına dikkat çekiyor.
Hukuk ne diyor?
Hukukçu Mustafa Zafer, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “ceza sorumluluğunun şahsiliği” ilkesine işaret ederek, bir kişinin yalnızca kendi fiillerinden sorumlu tutulabileceğini vurguladı. Bu nedenle mevcut düzenlemeler kapsamında, çocukların işlediği suçlar nedeniyle anne ve babaya doğrudan ceza verilmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Ancak Zafer, Anayasa’nın 41. maddesinde ailenin çocukları koruma ve gözetme sorumluluğunun açıkça düzenlendiğini hatırlatarak, Türk Medeni Kanunu’nun 369. maddesine göre ebeveynlerin çocukların verdiği zararlardan hukuki sorumluluk taşıyabildiğini ifade etti. Buna rağmen, ceza sorumluluğunun ailelere genişletilebilmesi için yasal değişiklik gerektiğinin altını çizdi.
Rakamlar dikkat çekiyor
Adalet Bakanlığı’nın 2025 verilerine göre, 86 bin 424 çocuk hakkında 185 bin 593 suçtan kamu davası açılması, çocuk suçluluğunda tarihi bir artışa işaret ediyor. Açılan dava sayısının 81 bin 339’a ulaşması, konunun yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor.
“Çocuklar yalnızlaşıyor”
Zafer, artan boşanma oranları ve değişen aile yapısının da çocukların denetimden uzaklaşmasına neden olabileceğine dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl 202 bin çiftin boşandığını ve yaklaşık 190 bin çocuğun velayetinin tek ebeveyne verildiğini hatırlatan Zafer, çocukların hem gerçek hayatta hem de dijital ortamda daha yalnız kaldığını ve bunun suça sürüklenme riskini artırdığını ifade etti.
Yasal değişiklik tartışması
Uzmanlara göre, ailelere ceza verilmesi yönündeki talepler ancak Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak bir düzenlemeyle mümkün olabilir. Ancak bu tür bir değişikliğin, “cezanın şahsiliği” ilkesiyle nasıl bağdaştırılacağı ise hukuk çevrelerinde tartışma konusu olmaya devam ediyor.




