CHP İzmir İl Başkanlığı, son günlerde Buca ve Güzelbahçe belediyelerine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan isimlere destek vermek amacıyla Buca Belediyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç başta olmak üzere partililer, belediye yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Basın açıklamasında konuşan Güç, hem Güzelbahçe Belediyesi'nde hem de Buca Belediyesi'nde yürütülen soruşturmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Aileleri ve çalışanları mağdur ediyorlar”
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve belediye bürokratlarının tutuklanmasına tepki gösteren Güç, süreçlerin hukukçular tarafından da eleştirildiğini söyledi.
Güç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Güzelbahçe Belediyemizde de benzer bir operasyon gerçekleşti ve biz, tutuklanmasını hiç beklemediğimiz Güzelbahçe Belediye Başkanımızın, bürokratımızın ve bugün de meclis üyemizin tutuklanmış olmasıyla karşı karşıya kaldık. Dosyanın içeriğinin olmadığı, hukukçuların doğru bulmadığı; tutuklu yargılamayı bırakın, yargılamanın değil, belediyenin standart süreçlerinin ve Sayıştay denetiminden geçmesi gereken süreçlerinin, direkt bir suçluymuş gibi değerlendirilmesiyle süreci yürüttüler. Güzelbahçe’de yaşanan sürecin bir hafta sonrasında, yine İzmir’in en büyük ilçelerinden biri olan Buca Belediyemizde, neredeyse üst bürokrasinin ve sorumluluk alan memur arkadaşların tamamını sabahın köründe, ailelerinin gözü önünde, sanki adi bir suç işlemiş gibi gözaltına alarak süreci yürüttüler. İki günden beri herhangi bir süreci başlatmadan süreci yürütüyor, aileleri de Yeşilyurt’un orada perişan ediyorlar."
“Bu operasyonlar siyasi bir tercihin sonucudur”
Güç, yürütülen operasyonların hukuki değil siyasi gerekçelerle gerçekleştirildiğini savundu. Güç;
“26 Mayıs'ta Güzelbahçe Belediye Başkanımız Mustafa Günay ve çalışma arkadaşları gözaltına alındı, tutuklandılar. 1Haziran sabahında Buca Belediye Başkanımız Görkem Duman başta olmak üzere, belediye çalışanlarımız, bürokratlarımız, meclis üyelerimiz, Buca'da yaşayan vatandaşlarımız şafak operasyonuyla gözaltına alındı. Devlet mekanizması işletilmesi gereken yerde, örgüt kurma algısı yaratılarak bu operasyonu yaptılar. Bu operasyonların tamamen siyasi bir tercih, siyasi hazımsızlığın sonucu olduğu herkes tarafından görülmektedir."
“Ortada delil değil algı yönetimi var”
Yargının bağımsız olması gerektiğini vurgulayan Güç, Türkiye’nin gerçek gündeminin ekonomik sorunlar olduğunu söyleyen Güç, şu cümlelerle devam etti:
"Mahkemeler hiçbir iktidarın değildir. Yargı hiçbir kişinin oyuncağı değildir. Yargı milletimiz adına karar vermelidir. Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun içindir. Bugün Türkiye'nin gerçek gündemi mutfaktaki yangındır, geçim sıkıntısıdır, emeklinin feryadıdır, asgari ücretlinin çaresizliğidir, gençlerin umutsuzluğudur. Ama bütün bunları konuşmamak için yine hedef Cumhuriyet Halk Partili belediyedeki arkadaşlarımız, bürokratlarımız ve ilçede emek veren vatandaşlarımızdır. Yine operasyon yapmaktadırlar, yine algı oluşturmaktadırlar, yine kayyum sopasını sallamaktadırlar. Ortaya koydukları bir suç var mı? Delilleri var mı? Bir yolsuzluk bulabilen var mı? Yok, bulamıyorlar. Eğer olsaydı sabah akşam ekranlarda anlatırlardı. Eğer olsaydı günlerdir manşetlerden düşürmezlerdi. Ama söyleyemiyorlar. Çünkü ortada bir suç yok, bir delil yok. Ortada bir gerçek, bir algı yönetimi var. Sadece mahalle dedikodusu var."
“Suç icat etmeye çalışıyorlar”
CHP’nin yükselen oy oranlarının bazı çevreleri rahatsız ettiğini öne süren Güç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Tek amaçlarının Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüşünü engellemek, milletin değişim umudunu kırmak, halkın yükselen sesini susturmak olduğunu söyleyen Güç, “Bu millet baskıya teslim alınmaz. Bu millet korkutularak susturulmaz. Bu millet tehditle yönetilmez. Milyarlarca liralık yolsuzluk dosyalarının üzerini örtenler, kamunun mallarını har vurup harman savuranler, milletin kaynaklarını kendi çevrelerine aktaranlar; bugün belediye başkanlarımıza suç icat etmeye çalışmak tutmaz. Tutmadı, tutmayacak!"
Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz hukuk istiyoruz!” diyen Güç'ün açıklamalarından öne çıkanlar ise şu şekilde oldu:
Biz adalet istiyoruz! Biz eşitlik istiyoruz! Kim suç işlemişse yargılansın ama hukuk herkes için eşit uygulansın. İşte bizim talebimiz budur. Ama bugün yapılan şey hukuk değildir. Bugün yapılan şey siyasi operasyondur
Bugün yapılan şey korku iklimi oluşturmaktır. Bugün yapılan şey insanlara ‘Konuşursan seni de içeriye alırım’ mesajıdır. Sabahın köründe evleri basılarak, çocukları annelerinden, babalarından ayırarak, ailelere korku yaşatarak, insanları itibarsızlaştırmaya çalışarak sonuç alamazsınız. Bu yapılanlar gücün değil, korkunun göstergesidir. Bu yapılanlar cesaretin değil, çaresizliğin göstergesidir. Biz korkmuyoruz. Çünkü biz haklıyız! Biz boyun eğmeyeceğiz. Çünkü biz milletimize güveniyoruz. Biz geri adım atmayacağız. Çünkü biz gücümüzü saraylardan değil, milletten alıyoruz
Güç, şu şekilde konuştu:
Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde demokrasiye, hukuka, halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin, bu ülke kimsenin malı değildir. Bu ülke milletindir. Bu ülke özgürlüğün ülkesidir ve özgür kalacaktır. Bugünü olmazsa yarın, milletimiz adaleti mutlaka sağlayacaktır. Siyasi operasyonlarla susturulmak istenen herkes özgürlüğüne kavuşacaktır. Demokrasi yeniden kazanacaktır. Hukuk yeniden kazanacaktır. Ve o günler sandığınızdan çok daha yakındır. Çünkü siz yalnız değilsiniz. Biz milletimizle beraberiz, birlikteyiz. Çünkü onlar korkuyorlar, ama biz haklıyız. Çünkü onlar baskıya güveniyorlar, ama biz milletimize güveniyoruz. Yaşasın demokrasi! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın demokrasi mücadelesi!




