Yeni Parti İzmir İl Başkanlığı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde çelenk sunma töreni düzenledi. Törene Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Karabağlar Belediye Başkanı Emine Helil Kınay, parti üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeni Parti meclis üyeleri, kadın kolları ve gençlik kolları katıldı. Çelenk, Çağatay Güç öncülüğünde Atatürk Anıtı’na bırakıldı.

“Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir”
Törenin ardından konuşan Çağatay Güç, Cumhuriyet’in 103’üncü yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurunda olduklarını belirterek Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ve İzmir’in Millî Mücadele’deki tarihsel önemine değindi.
Atatürk’ün 1935 yılında yaptığı konuşmadan alıntı yapan Güç, Millî Mücadele sonrasında yeni bir vatanın, toplumun ve devletin inşa edildiğini hatırlattı. İzmir’in işgalden kurtuluşa, kurtuluştan kuruluş sürecine uzanan mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu belirten Güç, 15 Mayıs 1919’da başlayan işgal günlerinde Hasan Tahsin’in attığı ilk kurşunun millî mücadelenin kıvılcımlarından biri olduğunu, 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla yeni bir dönemin başladığını ifade etti.
İzmir İktisat Kongresi’nin 17 Şubat 1923’te toplanmasını da hatırlatan Güç, savaşın ardından ülkenin kalkınması, üretimin artırılması ve ekonomik bağımsızlığın sağlanması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Atatürk’ün Cumhuriyet için kullandığı “bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü hatırlatan Güç, Cumhuriyet’in anlamının vatandaşların günlük yaşamında karşılık bulması gerektiğini vurguladı.

“Cumhuriyet sofrada başlar”
Vatandaşların ekonomik sorunlarına değinen Güç, insanların çalışmasına rağmen geçim sıkıntısı yaşadığını, gençlerin geleceklerini güvence altına almakta zorlandığını ve emeklilerin yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.
İzmir’in farklı bölgelerinden örnekler veren Güç, Kemeraltı’ndaki esnafın, Tire ve Ödemiş’teki çiftçilerin, Aliağa’da çalışan işçilerin ve Bornova ile Buca’da kira ödemekte zorlanan gençlerin benzer ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Cumhuriyet’in eşitlik, özgürlük ve onurlu bir yaşam hakkını temsil ettiğini belirten Güç, şöyle konuştu:
“Cumhuriyet sofrada başlar! Sofrada ekmek, evde huzur, okulda fırsat eşitliği, hayatta adalet, gelecekte umut varsa Cumhuriyet gerçek anlamını bulur.”
Cumhuriyet’i yaşatmanın, ülkeyi daha adil, daha güçlü ve daha yaşanabilir hâle getirmekten geçtiğini kaydeden Güç, çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı, işçinin insanca yaşadığı, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı ve emeklilerin huzur içinde yaşayabildiği bir Türkiye hedefini dile getirdi.

“Çıkış yolu ortak akıl ve dayanışma”
Konuşmasının son bölümünde ülkenin karşı karşıya olduğu sorunlara rağmen umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini belirten Güç, Türkiye’nin tarih boyunca zor şartlarda bağımsızlığından ve geleceğini belirleme iradesinden vazgeçmediğini söyledi.
İzmir’in 1923 yılında savaşın ardından ülkenin geleceğinin konuşulduğu önemli merkezlerden biri olduğunu hatırlatan Güç, bugün de sorunların aşılabilmesi için ortak akıl, dayanışma ve birlikte üretme iradesinin önem taşıdığını ifade etti.
Bilim ve aklın rehber alınması, adaletten uzaklaşılmaması ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Güç, Cumhuriyet’in gelecek nesillere bağımsızlığını koruyan ve gücünü adaletten alan bir devlet olarak aktarılmasının tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
Güç, konuşmasını Mustafa Kemal Atatürk’ü, vatan uğruna mücadele eden şehitleri ve Cumhuriyet’in kurucularını anarak tamamladı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.




