Buca Belediyesi, Cumhuriyet’in kuruluş sürecini ve temel değerlerini ele alan etkinliklerine devam ediyor. Bu kapsamda Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” başlıklı panel gerçekleştirildi. Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim üyeleri Prof. Dr. Fevzi Çakmak ve Prof. Dr. Alev Gözcü’nün konuşmacı olduğu programa Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, belediye meclis üyeleri, gaziler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Benzer: Cumhuriyet’in temelinde millî egemenlik var
Panelin açılışında konuşan Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, Cumhuriyet’in millî egemenlik, özgürlük ve eşit yurttaşlık anlayışı üzerine kurulduğunu belirtti.
Benzer, “Atatürk'ün 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' sözü, cumhuriyetin yalnızca siyasal bir tercihi değil, insanın özgürleşmesinin ve toplumun kendi geleceğini belirleme iradesine dayanan tarihsel bir dönüşüm olduğunu ortaya koyar. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu buluşmanın cumhuriyetin tarihi mirasının ve günümüzdeki anlamının farklı düşünsel perspektiflerin değerlendirmemize katkı sunmasını diliyorum” dedi.
Çakmak: Cumhuriyet, Meclis iradesiyle ilan edildi
Prof. Dr. Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele yıllarında zaferin kazanılacağına ve sonrasında Cumhuriyet’in kurulacağına inandığını söyledi.
Cumhuriyet’in ilanına giden süreci değerlendiren Çakmak, şu ifadeleri kullandı:
“Mustafa Kemal Paşa, 1919'da henüz şartlar çok karanlıkken dahi zaferin kazanılacağını ve sonrasında hükümet şeklinin cumhuriyet olacağını öngörmüştü. Rejim değişikliği, ne bir halk ayaklanmasıyla ne de kan dökülerek gerçekleşti; aksine büyük bir siyasi irade ve akıl yürütme süreciyle, Meclis iradesiyle hayata geçirildi.”
Çakmak, 27 Ekim 1923’te yaşanan hükümet bunalımının ardından Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün öncülüğünde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda değişiklikler yapıldığını ve Cumhuriyet’in 29 Ekim 1923’te ilan edildiğini hatırlattı.
Gözcü: Cumhuriyet, topluma özgüven kazandırdı
Prof. Dr. Alev Gözcü ise Cumhuriyet’in toplumsal ve kültürel dönüşümdeki rolünü ele aldı. Eğitim, sağlık, kadın hakları ve sosyal yaşam alanlarında gerçekleştirilen devrimlerin Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecindeki önemine değinen Gözcü, Atatürk’ün gençlik yıllarından itibaren Fransız Devrimi’nin düşünsel birikiminden etkilendiğini ve tam bağımsız bir Türk devleti kurmayı hedeflediğini ifade etti.
Cumhuriyet’in eşitlik ve fırsat eşitliği anlayışına dikkat çeken Gözcü, şöyle konuştu:
“Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir; aynı zamanda eşitlik temelli bir siyasi yapıya dayanan bir fazilet rejimi ve özgüven meselesidir. 200 yıl boyunca Batı karşısında geri çekilmiş bir topluma, Mustafa Kemal ve arkadaşları 'Biz hastanın dinç evlatlarıyız' diyerek yeni bir memleket yarattı. Cumhuriyet; eğitimde, sağlıkta ve sosyal yaşamda fırsat eşitliği demektir. İlk Sağlık Bakanlığı'nın 1920'de kurulmasından Millet Mektepleri'ne, halkevlerinden kadın haklarına kadar atılan her adım, toplumun her kesimini kucaklayan büyük bir aydınlanma devrimidir.”
Kendi yaşamından da örnekler paylaşan Gözcü, mütevazı bir aileden gelmesine rağmen Cumhuriyet’in sunduğu eğitim olanakları ve devlet bursları sayesinde öğrenimini tamamladığını belirtti. Gözcü, bu imkânları sağlayan Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle andı.




