Kuzey Makedonya’daki soydaşlarımız tarafından her yıl kutlanan 21 Aralık Türkçe Eğitim Günü, Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen söyleşiyle İzmir’de anıldı. Söyleşide, Balkanlar’da Türkçenin yaşatılması için verilen mücadele ve Türkçe eğitimin dünü ile bugünü kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Akademik ve sivil katılım dikkat çekti
Söyleşinin moderatörlüğünü Oğuz Erbatu üstlenirken, konuşmacı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Emekli Türk Dili Okutmanı Faruk Gezgin yer aldı.
Etkinliğe; CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Nazım Cihan, Balkan derneklerinin temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda Bucalı katıldı.
Türkçe eğitimin dünden bugüne yolculuğu
Faruk Gezgin, Kuzey Makedonya’daki Türkçe eğitimin tarihsel gelişimini rakamlarla ortaya koyarak şu bilgileri paylaştı:
-
1944–1945: 60 okulda yaklaşık 6 bin öğrenci, 157 öğretmen
-
2015–2016: 66 okulda 624 sınıf, 6 bin 24 öğrenci, 486 öğretmen
-
2022–2023: 63 okulda 424 sınıf, 6 bin 949 öğrenci, 785 öğretmen
Gezgin, bu verilerin Türkçe eğitimin hâlâ güçlü bir talep gördüğünü ancak çeşitli yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösterdiğini ifade etti.
“Balkan köylerinde Türkçe okullar açılmalı”
Özellikle Türk nüfusunun yoğun olduğu köylerde ilkokul düzeyinde Türkçe eğitimin hayati önem taşıdığını vurgulayan Gezgin, Batı Makedonya’daki bazı köylerde yasal haklara rağmen okulların açılmasının engellendiğini dile getirdi.
Aşağı Koliçan köyünden çarpıcı bir örnek paylaşan Gezgin, şunları söyledi:
“Köylüler çocuklarını merkezdeki Makedon okullarına gönderince köydeki Türkçe okul kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine aileler, çocuklarını kendi imkânlarıyla tuttukları minibüslerle Üsküp’e taşıyarak eğitimin devamını sağladı.”
“Bu hakların peşine düşmeliyiz”
Kuzey Makedonya yasalarında yer alan **‘150 haneyi aşan köylerde okul açma hakkı’**nın Türk ve Boşnak köyleri için kritik bir kazanım olduğunu belirten Gezgin, bu hakkın daha kararlı şekilde savunulması gerektiğini vurguladı:
“150–200 haneli birçok köy var ama okul açılması engelleniyor. Bu hakkın peşine düşmeliyiz. Gerekirse noter kanalıyla imzalar toplanmalı, Türk-Boşnak köylerinde en azından 5. sınıfa kadar Türkçe ilkokullar açılması için mücadele edilmelidir.”
Kültürel hafıza ve dayanışma vurgusu
Söyleşi, Balkanlar’da Türkçenin yalnızca bir eğitim dili değil, aynı zamanda kimlik, kültür ve tarih meselesi olduğunun altını çizerken; katılımcılar arasında duygu dolu anlara sahne oldu. Etkinlik, Türkçe eğitimin yaşatılması için yerel yönetimler, akademi ve sivil toplumun iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.




