Tüm-Bel Sen İzmir 2 No’lu ve Tüm Yerel Sen’de örgütlü olan Buca Belediyesi emekçileri, yedi aydır ödenmeyen toplu iş sözleşmesi (TİS) alacakları için başlattıkları eyleme sekizinci gününde devam etti.
Belediye binasında alkış ve sloganlarla yürüyen emekçiler, bina önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Bize ekmek yoksa size huzur yok” sloganları atıldı. Basın metnini Tüm-Bel Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz okudu.
Emekçilerin mücadelesi onurlu bir duruş
Emekçilerin mücadelesinin, alın terinin yok sayılmasına karşı onurlu bir duruş olduğunu söyleyen Filiz, “Buradan açıkça ifade ediyoruz: Yaşananlar bir mali sıkıntı değil, bilinçli bir tercihtir. İmzalanmış sözleşmeleri uygulamamak, emeğin karşılığını ödememek; emekçiyi yoksulluğa, borca ve belirsizliğe mahkûm etmektir” dedi.
Sadaka değil, haklarını istediklerini belirten Filiz, “Lütuf değil, hukukun gereğini talep ediyoruz. Bu alacaklar keyfe keder ertelenemez, görmezden gelinemez. Buca’yı ayakta tutan, kentin her hizmetinde emeği olan biz emekçiler; yoksulluğu, güvencesizliği ve belirsizliği kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Belediye yönetimine seslenen Filiz, “Bu mağduriyet derhal giderilmelidir. TİS alacaklarımız gecikmeksizin ödenmeli, emekçiler daha fazla oyalanmamalıdır” diye konuştu. Filiz, haklarını alana kadar mücadele edeceklerini vurguladı.
İnsanca yaşayabilmek için emeğimizin karşılığını istiyoruz
Açıklamanın ardından Buca Belediyesi emekçileriyle bu süreçte yaşadıkları sorunları ve taleplerini konuştuk. Konuştuğumuz bir emekçi, “Bizim maaşlarımız dışında bir gelirimiz yok. Tüm giderlerimizi aldığımız ücrete göre ayarlıyoruz. Ama 7 ay boyunca sekteye uğratılan maaşımız söz konusu. Bu durum bizi hem psikolojik hem ekonomik anlamda çok zorluyor” dedi.
En temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandıklarını belirten emekçi, “Çocuklarımızın, kendimizin ihtiyaçlarını karşılayamıyoruz. Sadece ihtiyaç meselesi olarak da bakmamak lazım. Biz insanca yaşayabilmek için emeğimizin karşılığını istiyoruz. Bugüne kadar belediye yönetiminin tek bir açıklama yapmaması emekçiye karşı bakışını gösteriyor. Çalışanının yaşamını önemsemeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Biz bu kurumun yürütücüleriyiz ama değer ve kıymet görmüyoruz” ifadelerini kullandı.
Maaşlarımızı düşünerek yaptığımız borçları ödeyemiyoruz
Bu ay kredi ödemesini yapabilmek için bir arkadaşından borç aldığını söyleyen emekçi, “Yıllardır devlet memuruyum, ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. Ben çocuğumun okul ihtiyaçlarını gideremeyecek durumdayım. Çocuğumun kışlık montunu maalesef alamadım. Kirada yaşıyorum. Zaten kiramı, faturamı ödediğimde elimde hiçbir şey kalmıyor. Özellikle CHP’li bir belediyenin kendi emekçisine reva gördüğü bu durum kabul edilebilir değil” diye konuştu.
Konuştuğumuz bir diğer emekçi ise maaşların düzensiz yatırılmasının hem psikolojik hem de ekonomik etkilerinin büyük olduğunu belirterek, “Maaşımızı düşünerek girdiğimiz borçlar var; evi kirada olan, çocuğu olan var. Alamadıklarımız yüzünden bunları ödeyemiyoruz. Bunu 7 ay üst üste yaşamamız da çok daha büyük sorun doğuruyor” dedi.
Düzenli ödeme sözlerinin verildiğini ama yerine getirilmediğini söyleyen emekçi, “Ödeme sözlerine binaen bankaya ödeme sözlerimiz var. Ama bize verilen söz tutulmayınca biz de ödemeleri yapamıyoruz. Bu duruma düşmek istemiyoruz. Memur ek işte çalışamaz ama hayatımızın zorlaşmasından dolayı ek işte çalışmayı düşünenler var. Her anlamda olumsuz etkileniyoruz. Umarım bir an önce çözüme ulaşır” ifadelerini kullandı.




