İzmir’in göbeğinde yer alan Bornova Sınav Koleji, "kaliteli eğitim" vaadiyle topladığı milyonlarca liraya rağmen, tam bir hukuk tanımazlık abidesine dönüştü. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) mevzuatına göre her okulda bulunması zorunlu olan ibadethanelerin, okul yönetimi tarafından gizlice "spor odasına" dönüştürüldüğü ortaya çıktı.
Öğrencilerin inanç özgürlüğünü ve yasal haklarını hiçe sayan bu hamle, kurumun sadece imar kanunlarını değil, temel insani ve hukuki değerleri de nasıl çiğnediğini bir kez daha kanıtladı. Veliler, "Çocuklarımızın kutsal alanını bile ticari hırslarına kurban eden bir zihniyete evlatlarımızı nasıl emanet edeceğiz?" diyerek isyan başlattı.
Belediye mühürledi ama onlar durmadı: Kaçak yapı yığını!
Bornova Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü ekiplerinin 18.02.2026 tarihinde tuttuğu 0158 seri nolu Yapı Tatil Zaptı, kolejin bir eğitim kurumundan ziyade kaçak bir şantiye gibi yönetildiğini tescilledi. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 184. maddesine göre hapis cezası gerektiren "ruhsata aykırı inşaat" suçu, burada adeta bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda.
İddianameye girecek ağır ihlaller:
Sığınak Gaspı: Olası bir deprem veya savaş anında çocukların sığınacağı alanlar, yasa dışı bölünerek mutfak ve tuvalete çevrilmiş.
Mühür Bozma Suçu: Belediye tarafından mühürlenmiş alanlarda gizli saklı eğitime ve ticarete devam edilerek yasalar baypas edilmiş.
İmar Kirliliği: Binanın taşıyıcı sistemlerine yapılan usulsüz müdahaleler, yapıyı her an bir facia noktasına taşımış.
Okul mu harabe mi? Tavanlar çöküyor!
Sızan son görüntüler, velilerin ödediği astronomik okul ücretlerinin nereye gitmediğini net bir şekilde gösteriyor. Sınıflardaki devasa rutubet izleri, dökülen sıvalar ve açıkta duran, her an bir kısa devreyle yangın çıkarabilecek elektrik tesisatları, çocukların can güvenliğinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu simgeliyor.
Öğrenciler, her an bir beton parçasının altında kalma riskiyle ders görürken, yönetimin lüks harcamalara ve reklamlara devam etmesi "pes" dedirtti. Uzmanlar, bu yapısal bozulmanın binanın statik güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
Hijyen rezaleti: Çöplerin yanında içme suyu!
Okulun arka bahçesinden gelen fotoğraflar, hijyen kavramının bu kurumda tamamen iflas ettiğini gösteriyor. Çocuklara sunulan içme suyu damacanalarının, ağzı açık çöp konteynerleri ve atık arabalarıyla yan yana, yerlerde taşınması salgın hastalıklara davetiye çıkarıyor.
Mutfak alanlarındaki bakımsızlık ve pislik, profesyonel bir eğitim kurumunda kabul edilemez seviyeye ulaşmış durumda. Kros-kontaminasyon (mikroorganizmaların bulaşması) riskinin en üst seviyede olduğu bu ortamda, binlerce çocuğun sağlığı her gün kumar masasına sürülüyor.
İzmir Valiliği ve MEB neyi bekliyor?
Görüntüler ve resmi zabıtlar bu kadar açıkken, İzmir Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün neden hala kesin bir kapatma kararı vermediği kamuoyunda büyük bir soru işareti yaratıyor. Veliler, yetkililere tek bir can alıcı soru yöneltiyor: "Bir çocuğun canına bir şey gelmesi mi bekleniyor?"
Bu hukuksuzluk zinciri sadece bir okulun değil, tüm eğitim sisteminin denetim mekanizmalarının sorgulanmasına neden oluyor. Bornova Sınav Koleji’ndeki bu skandallar zinciri hakkında yetkililerin atacağı somut adım merakla bekleniyor.