Bayetav İzmir Barometresi 2026 Kış Raporu’na göre, İzmir’de genel yaşam memnuniyeti %65 seviyesinde. Ancak kuşaklar arasında belirgin farklar görülüyor: 60 yaş ve üzeri vatandaşların %78’i kentte yaşamaktan memnunken, 30-39 yaş grubunda memnuniyet %49’a düşüyor. Özellikle ekonomik güvencesizlik, yüksek barınma maliyetleri ve gelecek kaygısı, gençlerin kentle kurduğu ilişkiyi zorluyor. Siyasal kimlik de bu algıyı etkiliyor; CHP seçmenleri arasında memnuniyet %79 iken, Cumhur İttifakı seçmenlerinde oran %48.

Kent aidiyeti güçlü kalmaya devam ediyor. TÜİK 2025 verilerine göre İzmir nüfusunun %56,5’i başka illerden göç etmiş olsa da katılımcıların %87’si kendini İzmirli olarak tanımlıyor. Bu durum, aidiyet duygusunun yaşam memnuniyetinden bağımsız oluştuğunu gösteriyor.

Dindarlık bireysel, siyasal karşılığı sınırlı

Araştırmaya göre İzmirlilerin %55’i kendini dindar olarak tanımlıyor, ancak bu kimliği öncelikli olarak benimseyenlerin oranı yalnızca %13. Bulgular, İzmir’de dindarlığın bireysel düzlemde yoğunlaştığını ve siyasal alana taşındığında zayıf bir etki gösterdiğini ortaya koyuyor. Ekonomik kaygılar yerleşik hâle geliyor

Toplumsal ruh hâli karamsar bir tablo çiziyor: İzmirlilerin %57’si önümüzdeki beş yıl içinde ekonomik koşulların kötüleşeceğini düşünüyor. Bu oran son 1,5 yılda %57 ile %65 arasında değişerek sürekli bir kötümserliği işaret ediyor.

Gelir durumu da kaygıları doğruluyor. Katılımcıların %42’si kazandığı gelirle geçinemediğini belirtirken, yalnızca %15’i rahat geçinebildiğini ifade ediyor. Bu durum hane harcamalarına doğrudan yansıyor; gıda, sosyalleşme, kültürel faaliyetler, faturalar, sağlık, çocuk ve eğitim giderlerinde yaygın kısıntılar gözlemleniyor.

Gıda güvencesizliği artıyor

İzmir’de ekonomik kaygıların en somut yansıması gıda güvenliği alanında görülüyor. Katılımcıların %61,2’si son bir yıl içinde yiyeceklerinin biteceği kaygısını yaşadığını bildirirken, %53,1’i bunu fiilen deneyimlediğini ifade ediyor. Sağlıklı ve güvenilir gıda bulma oranı ise yalnızca %34.

Araştırma, gıda güvencesizliğinin geçici bir sorun olmadığını, giderek yapısallaşan bir sorun hâline geldiğini ortaya koyuyor. Ekonomik destek alan hanelerin oranı sınırlı artarken, belediye ve kamu desteklerinin görece azaldığı görülüyor.

Yerel siyasette bütünleştirici figür eksik

Bu sayıdan itibaren raporda ilk kez sorulan “İzmir’de en beğendiğiniz belediye başkanı kimdir?” sorusu, yerel siyasette dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Katılımcıların %41,2’si hiçbir belediye başkanını beğenmediğini belirtti. Beğeni gösterilen isimler arasında ise hiçbiri çift haneli oranlara ulaşamadı.

Yerel hizmet değerlendirmeleri bazı iyileşmelere işaret ediyor: Kültürel ve sanatsal faaliyetler ile kamusal güvenlik hissinde artış gözleniyor. Ancak ekonomik fırsatlar ve iş imkânları hâlâ yetersiz; yalnızca %29,8’i kenti bu açıdan yeterli buluyor. Eğitimde ise eşitsizlik riskleri dikkat çekiyor; devlet okullarından özel okullara yönelim, özellikle yüksek eğitimli ve üst gelir grubundaki ailelerde yoğunlaşıyor.

İzmir’de Ramazan sofraları büyüyor: 30 ilçede iftar, 65 bin haneye destek
İzmir’de Ramazan sofraları büyüyor: 30 ilçede iftar, 65 bin haneye destek
İçeriği Görüntüle

Siyasete güven azalıyor

Barometre, siyasete yönelik güven erozyonunun devam ettiğini ortaya koyuyor. Kararsız seçmen oranı Mayıs 2023’te %12 iken Ocak 2026’da %19’a yükseldi. Katılımcı görüşleri, güvensizliğin yalnızca belirli partilere değil siyasetin bütününe yöneldiğini gösteriyor. Orta yaş ve üzeri gruplarda, siyasi tartışmalardan bilinçli uzaklaşma eğilimi giderek yaygınlaşıyor.

Kaynak: Gündeme Bakış