İZMİR

Başkan Tugay: Uzundere Cemevi için üzerimize düşeni yapmaya hazırız

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Uzundere Cemevi'nde düzenlenen aşure ve kurban lokması etkinliğine katıldı. Deprem sonrası kullanılamaz hale gelen Uzundere Cemevi'nin yeniden inşası için Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirten Tugay, birlik, dayanışma ve adalet mesajı verdi.

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Karabağlar'daki Uzundere Cemevi'nde Tokat Artova Yenice Köylüleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen aşure ve kurban lokması etkinliğine katıldı. Muharrem ayı dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte semah gösterileri yapıldı, deyişler ve türküler seslendirildi. Program kapsamında ayrıca, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren 37 kişi de hazırlanan oratoryo ile anıldı. Etkinliğe çok sayıda vatandaşın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katılırken, Başkan Tugay yaptığı konuşmada hem Muharrem ayının manevi anlamına hem de toplumsal birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.

"Uzundere Cemevi'nin yapımı için üzerimize düşeni yapmaya hazırız"

Konuşmasında, deprem sonrası zeminde oluşan kaymalar ve çatlaklar nedeniyle kullanılamayan Uzundere Cemevi'nin yeniden yapılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sürece destek vermeye hazır olduklarını söyledi. Karabağlar Belediye Başkanı ile bu konuda görüştüğünü belirten Tugay,

"Karabağlar Belediye Başkanımız ile görüştüm. Kendisine, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak cemevinin bir an önce yeniden yapılabilmesi için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu söyledim. Gerekirse tamamının yapımını da üstlenmeye hazır olduğumuzu ifade ettim. Şimdi onların cevabını bekliyoruz. İnşallah en kısa sürede bu önemli ihtiyacın karşılandığını hep birlikte görürüz"

dedi.

"Bir tarafta zulüm, diğer tarafta hak ve adalet var"

Muharrem ayının taşıdığı anlamı hatırlatan Tugay, Kerbela olayının yalnızca tarihsel bir hadise olmadığını, adalet ve vicdan mücadelesinin simgesi olduğunu söyledi.

Kerbela'dan bugüne kadar benzer acıların farklı coğrafyalarda yaşandığını ifade eden Tugay, "Kendimi bildim bileli Kerbela olayı anlatılır, Hz. Hüseyin ve yanındaki 72 canın yaşadığı zulüm hatırlatılır. Ama aynı zamanda sonraki yıllarda da bu zulmün farklı yerlerde ve farklı biçimlerde devam ettiği söylenir. Bir tarafta haklı ve doğru olanlar, diğer tarafta ise gücü elinde bulundurduğu için zulmü kendinde hak görenler vardır. İnsanı tarif eden şey, bu mücadelede hangi tarafta durduğudur. Burada bulunan hiç kimsenin haksızlığın, yanlışın ve zulmün yanında yer alacağına inanmıyorum. Hepinizin her zaman doğrunun ve adaletin yanında durmaya hazır olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

"Yeni Kerbelalar yaşanmaması için dayanışmayı sürdürmeliyiz"

Konuşmasında Hacı Bektaş Veli'nin "Doğruluk dost kapısıdır" sözünü de hatırlatan Tugay, toplumun her kesiminin dayanışma içerisinde olması gerektiğini vurguladı.

"Bizim dost kapılarına ihtiyacımız var" diyen Tugay, "Aramızda yanlış insanların olmamasına ihtiyacımız var. Kendimizden başlayarak hiçbirimizin kötü ve yanlış insan olmamaya özen göstermesi gerekiyor. Çünkü bazen bir damla mürekkep koca bir kazan suyun rengini bozabiliyor. Birbirimize iyiliği, doğruluğu telkin etmeli, zulme karşı mücadele ederken dayanışmayı hiçbir zaman bırakmamalıyız. Ancak o zaman yeni Kerbelalar yaşanmaz. Sivas'ta yaşamını yitiren canlarımızın da aynı zulmün kurbanı olması bunu hepimize tekrar tekrar düşündürüyor. Yas günlerinde tutulan oruçların, edilen duaların ve paylaşılan lokmaların Hak katında kabul olmasını diliyorum"

ifadelerini kullandı.

"Birlik ve beraberliğimiz daimi kalacak"

Programda konuşan Tokat Dernekleri Federasyonu Başkanı Cemalettin Can ise Kerbela'dan Madımak'a uzanan acıların unutulmaması gerektiğini belirterek, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Can,

"2 Temmuz 1993'te 37 canımızı kaybettik. Bu yara sadece Sivas'ın değil, hepimizin ortak yarasıdır. Kerbela'dan Banaz'a uzanan acıların sona ermesi için birlikten kuvvet doğacağına inanıyoruz. Aşure de birlik ve beraberliğimizin daim olacağının en güzel simgesidir"

dedi.

"Madımak'ın ateşi sönmedi"

Tokat Artova Yenice Köylüleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Selami İyier de konuşmasında Kerbela'nın bir direniş ve dik duruşun simgesi olduğunu belirterek, Madımak Katliamı'nda yaşamını yitirenleri andı. İyier,

"Hz. Hüseyin ve yanındaki 72 can öleceklerini bile bile Kerbela'ya gittiler. 2 Temmuz 1993'te ise Sivas'ta sanatçılarımızı ve aydınlarımızı sözde dini korumak adına katlettiler. Hepsini saygı ve özlemle anıyorum. Madımak'ın ateşi sönmedi, otel müze yapılana ve failler hak ettikleri cezayı alana kadar da sönmeyecek. Bu birlikteliği aşurenin içindeki tanelere benzetiyorum. Birleştiğimizde aşure gibi tadımız güzel olur, gücümüz büyür ve birlikteliğimiz bizi daha güçlü kılar"

diye konuştu.