Son günlerde İzmir genelinde etkili olan yağışların ardından, baraj doluluk oranlarına ilişkin resmî veriler güncellendi. İZSU tarafından paylaşılan doluluk verileri ile Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar’ın değerlendirmeleri, yağışların kentin su kaynakları üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.
İZSU verileri: Artış sınırlı kaldı
Resmî İZSU baraj doluluk verilerine göre, son yağışların ardından yalnızca Tahtalı Barajı’na ilişkin güncellenmiş bilgiler paylaşıldı. Buna göre Tahtalı Barajı’nda yüzde 0,9’luk bir artış yaşanırken, bu artış yaklaşık 2,5 milyon metreküplük su birikimine karşılık geliyor.
Balçova Barajı’nda ise doluluk oranının sıfır seviyesinde kalmaya devam ettiği görülüyor.
İZSU verileri, yağışlara rağmen barajlardaki doluluk artışının sınırlı olduğunu gösteriyor.
Yeraltı suları kısa vadede beslenmiyor
Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, mevcut tabloyu bilimsel açıdan değerlendirerek, yağışların yeraltı sularına kısa vadede doğrudan katkı sağlamasının mümkün olmadığını belirtti. Yaşar’a göre, yağış sularının yeraltı su sistemlerinin en üst akiferlerine ulaşması 50 ila 60 yılı bulabiliyor. Bu nedenle güncel yağışlar, yalnızca yerüstü barajlarındaki değişimi yansıtıyor.
Yeraltı suyu beslenmesi kısa vadeli yağışlarla mümkün değil.
Tahtalı tarihsel olarak en düşük seviyelerde
Prof. Dr. Yaşar, Tahtalı Barajı’nın tarihsel seyrine dikkat çekerek, barajın 1996 yılından bu yana ilk kez bu kadar düşük seviyelere indiğini ifade etti. Barajlardaki kış dönemine özgü sınırlı yükselişlerin mevsimsel bir hareketlilik olduğunu belirten Yaşar, bu artışların kalıcı bir su güvenliği anlamına gelmediğini vurguladı.
Gördes barajı: Kapasite var, katkı sınırlı
Resmî baraj verileri, Tahtalı’daki sınırlı artışa karşın Balçova Barajı’nın sıfır doluluk seviyesini koruduğunu gösteriyor. Ayrıca yaklaşık 400 milyon metreküp kapasiteye sahip Gördes Barajı ile ilgili teknik raporlarda, yapısal sorunlar nedeniyle barajın suyu yeterince tutamadığı ve İzmir’e beklenen katkının sağlanamadığı bilgisi yer alıyor.
Büyük kapasiteye rağmen Gördes Barajı’ndan beklenen katkı sağlanamıyor.
Yeraltı suyu seçeneği ve riskler
Yağışların yetersiz kalması durumunda yeraltı sularına yönelmenin gündeme gelebileceğini belirten Prof. Dr. Yaşar, bu seçeneğin daha derin kuyular, yüksek maliyetler ve ağır metal riski gibi teknik dezavantajlar içerdiğini ifade etti.