ABD’deki Arizona Üniversitesi’nde yürütülen araştırma, yaşlanmayla birlikte beyinde meydana gelen değişimlere ilişkin geleneksel yaklaşımı yeniden gündeme taşıdı. Çalışmaya göre ileri yaşlarda görülen bazı hafıza farklılıkları, beynin işlevlerini kaybetmesinden ziyade mevcut kaynaklarını ve birikmiş deneyimleri daha verimli kullanmaya yönelik bir uyum sürecinin sonucu olabilir.

Kongo'da Ebola vakası 8 bini aştı
Kongo'da Ebola vakası 8 bini aştı
İçeriği Görüntüle

Beyin yaşlandıkça önceliklerini değiştiriyor

Araştırmacılar, yaşlılık döneminde beynin çalışma düzeninde önemli bir değişiklik meydana geldiğini belirledi. Genç yaşlarda anlık olayların ve ayrıntıların hatırlanmasında daha fazla rol oynayan hipokampusun etkisi azalırken, genel bilgi ve yaşam deneyimlerinin işlenmesinde görev alan ön beyin kabuğunun daha fazla öne çıktığı ifade edildi.

Bu değişimin, beynin yıllar içinde biriktirdiği büyük miktardaki bilgiyi daha düzenli ve verimli biçimde kullanmasına yardımcı olduğu değerlendirildi. Araştırmacılar, özellikle günlük yaşamda önemsiz hale gelen ayrıntılar yerine uzun vadeli bilgi, deneyim ve sosyal ilişkilerin yönetimine daha fazla ağırlık verildiğini belirtti.

Bazı sinirsel bağlantılar güçleniyor

Çalışmada, yaşlanmayla birlikte tüm sinirsel bağlantıların zayıflamadığına da dikkat çekildi. Bazı bağlantıların ve sinaps ağlarının aksine güçlendiği, bunun da beynin değişen ihtiyaçlara uyum sağlama kapasitesinin bir göstergesi olabileceği aktarıldı.

Araştırmacılar, hipokampusun yüksek enerji tüketen bir yapı olması nedeniyle beynin kaynaklarını daha verimli kullanmak amacıyla görev dağılımını değiştirebileceğini değerlendirdi. Böylece gençlik döneminde edinilen geniş bilgi birikiminin ilerleyen yaşlarda daha işlevsel şekilde kullanılmasının mümkün olabileceği belirtildi.

Alzheimer araştırmaları açısından önemli olabilir

Araştırmanın başyazarı psikolog Fabian-Xose Fernandez, yaşlanmanın yalnızca zihinsel kayıplar üzerinden değerlendirilmesinin beynin ileri yaşlardaki işlevlerini anlamayı zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Fernandez, yaşlı beynin genç beyinden farklı işlevlere ve özellikle yıllar içinde kazanılan uzmanlığın kullanılmasına yönelik bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.

Bilim insanları, sağlıklı yaşlanma sırasında ortaya çıkan doğal beyin değişimleri ile hastalıklara bağlı bozulmalar arasındaki sınırın daha net belirlenmesinin Alzheimer araştırmaları açısından önem taşıyabileceğini belirtti. Bu ayrımın daha iyi anlaşılması halinde, hastalığın erken dönemindeki biyolojik değişikliklerin normal yaşlanma sürecinden daha erken ve güvenilir biçimde ayrıştırılabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi