Alman Diyabet Araştırma Merkezi (DZD), Tübingen Üniversite Hastanesi ve Helmholtz Munich araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, tip 2 diyabet riski taşıyan bireylerin uzun yıllara yayılan sağlık verileri incelendi.
Araştırmada katılımcıların önemli bir bölümü yaklaşık yüzde 8 oranında kilo vermeyi başardı ve bu kilo kaybını uzun vadede korudu. Ancak elde edilen sonuçlar, kilo vermenin herkes için aynı koruyucu etkiyi göstermediğini ortaya koydu. Bazı katılımcılarda kan şekeri yükselmeye devam ederken insülin üretiminde azalma görüldü ve tip 2 diyabet riski yüksek seviyede kaldı.
Araştırmacıları şaşırtan bulgular
Bilim insanları, daha önce belirledikleri "risk kümesi 5" olarak adlandırılan gruptaki kişilerin diğer katılımcılardan farklı sonuçlar verdiğini tespit etti.
Çalışmanın baş yazarı, Tübingen Üniversite Hastanesi öğretim üyesi Prof. Dr. Norbert Stefan, yaklaşık yüzde 8'lik kalıcı kilo kaybına ve dokuz yıllık takibe rağmen bu grupta kan şekeri seviyelerinin yükselmeyi sürdürdüğünü, insülin salgısının azaldığını ve tip 2 diyabet riskinin yüksek kaldığını belirterek, bu sonucun araştırma ekibini şaşırttığını ifade etti.
Araştırmacılar, bu durumun en önemli nedenlerinden birinin şiddetli yağlı karaciğer hastalığı ve buna bağlı gelişen insülin direnci olabileceğini değerlendiriyor.
Kişiye özel tedavi yaklaşımı gündeme gelebilir
Araştırmanın sonuçları, tip 2 diyabetten korunmada tek tip yaklaşım yerine kişiye özel tedavi planlarının önem kazanabileceğine işaret ediyor.
Bilim insanları, sağlıklı beslenme ve kalıcı kilo kaybına rağmen bazı kişilerin metabolik açıdan yüksek risk taşımayı sürdürebileceğini vurguladı. Bulguların daha geniş çalışmalarla doğrulanması halinde, bu bireyler için daha sık sağlık kontrolleri ve farklı tedavi yöntemlerinin uygulanabileceği değerlendiriliyor. Bu yaklaşımın, tip 2 diyabetin önlenmesinde daha etkili sonuçlar sağlayabileceği belirtiliyor.




