Ankara’da 3 yıldır 112 ambulansında paramedik ambulans şoförü olarak görev yapan Müzeyyen Karahan, hem direksiyon başında hem de ambulansın arka kabininde vakalara ilk müdahaleyi yapan isimlerden biri. Zamanla yarışılan kritik anlarda hastalara ulaşmak için mücadele eden Karahan, yoğun trafik ve acil vakaların yarattığı yüksek stresle mesleğini büyük bir özveriyle sürdürüyor.
‘Vaka düştüğünde 90 saniyede yola çıkmak zorundayız’
Hacettepe Üniversitesi Paramedik Bölümü’nden 2016’da mezun olduktan sonra Sağlık Bakanlığı bünyesinde göreve başlayan Karahan, ilk olarak paramedik olarak çalıştığını, ileri sürüş teknikleri eğitimi aldıktan sonra ambulans şoförlüğüne başladığını söyledi.
Acil müdahalenin zamanla yarış olduğunu belirten Karahan, “Vaka geldiğinde 90 saniye içinde aracı hareket ettirmelisiniz. Bir insanın hayatına ulaşmak için saniyelerle yarışıyorsunuz. Adrenalini yüksek bir iş ama aynı zamanda sizi devamlı tetikte tutuyor” dedi.
‘Kadın ambulans şoförü olur mu?’ diyenlere yanıt: Hastayı teslim ettiğimizde herkes takdir ediyor
Trafikte kadın ambulans şoförü olarak sık sık önyargıyla karşılaştığını belirten Karahan, “Zaman zaman ‘Kadın ambulans sürücüsü olur mu?’ gibi tepkiler alıyoruz. Ama hastayı güvenle teslim ettiğimizde ‘Helal olsun kızlar’ diyen çok oluyor” ifadelerini kullandı.
Siren kullanımının her zaman tercih edilmediğini söyleyen Karahan, “Siren bazı durumlarda dikkati dağıtıp kazaya yol açabiliyor. Bu nedenle sadece çok acil vakalarda kullanıyoruz” dedi.
Deprem bölgesinde ambulans içinde doğum yaptırdı
Mesleğinin en zor döneminin 6 Şubat depremleri olduğunu söyleyen Karahan, o günlerde yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Bir yanda doğum, bir yanda ölüm vardı. Ambulansın içinde doğum yaptırmak zorunda kaldım. Bebeğin kordonu dolanmıştı. Çadır hastaneyi bulmak için güneşin doğuşuna göre yön arıyorduk. Doğumu gerçekleştirdim ama bebeğin cinsiyetine bakmamışım bile. Tek sevindiğim şey anne ve bebeğin birbirinden ayrılmaması oldu.”
Sınır ötesi görevlerde de çalıştığını anlatan Karahan, Suriye sınır hattındaki çadır kentlerde hastaların Türkiye’ye naklinde görev aldığını söyledi.
‘Yorucu ama gurur veren bir iş’
Hem fiziksel hem psikolojik açıdan zorlayıcı bir meslek yaptığını belirten Karahan, “Ne kadar yorucu ve uykusuz bırakan bir iş olsa da mesleğim beni tatmin ediyor. Ailem de destekliyor. Bazen tedirgin oluyorlar ama gurur duyuyorlar” dedi.