Şirketin 2025 yılı net zararı 10 milyar 233 milyon TL’ye yükselirken, 2024 yılında açıklanan zarar ise 8 milyar 303 milyon TL olmuştu. Böylece Petkim’in son iki yıldaki toplam zararı yaklaşık 18,5 milyar TL’ye ulaştı.
İzmir’in sanayi merkezlerinden biri olan Aliağa’daki dev tesisin satış gelirlerinde de gerileme yaşandı. Şirketin net satışları iki yıl önceki 101,2 milyar TL seviyesinden yaklaşık yüzde 12 düşerek 89 milyar TL’ye geriledi. Dolar bazında değerlendirildiğinde ise Petkim’in iki yıllık zararının 400 milyon doların üzerine çıktığı ifade ediliyor.
Üretim kapasitesi tartışma konusu
Petkim, özelleştirme öncesinde Türkiye’nin petrokimya hammadde ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu karşılayabilir durumdayken, sektör temsilcilerine göre bugün bu oran yüzde 10’un altına kadar gerilemiş durumda. Petkim Yarımadası’nda yer alan 15 fabrikadan bazılarında üretimin durduğu ve bazı tesislerde faaliyetlerin sınırlı kapasiteyle sürdüğü yönünde iddialar bulunuyor.
Şirket, 2008 yılında yapılan özelleştirme kapsamında çoğunluk hissesiyle SOCAR ve Turcas Petrol ortak girişimine 2,04 milyar dolar bedelle devredilmişti. Daha sonraki süreçte Petkim arazisinin bir bölümü, yine SOCAR grubuna bağlı STAR Rafineri A.Ş. yatırımı için tahsis edilmişti.
Sanayiciler devletin devreye girmesini istiyor
Plastik ve petrokimya sektöründe faaliyet gösteren bazı sanayiciler, Petkim’in üretim kapasitesinin düşmesinin Türkiye’de hammadde bağımlılığını artırdığını savunarak devletin “altın hisse” yetkisiyle sürece daha aktif müdahil olması gerektiğini dile getiriyor.
Kredi notu düşük seviyede
Öte yandan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Petkim’in uzun vadeli kredi notunu daha önce “yüksek riskli” kategoride yer alan Caa1 seviyesine düşürmüş ve görünümünü negatif olarak belirlemişti. Kuruluşun son değerlendirmesinde not ve görünümde herhangi bir değişikliğe gidilmedi.
Petkim’in açıkladığı finansal sonuçlar, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki dalgalanmaların gölgesinde, Türkiye’nin stratejik petrokimya üretiminin geleceğine yönelik tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.