ABD ve İran arasında müzakere olasılığına ilişkin başkentlerden gelen çelişkili açıklamalar sürerken, bölgede karşılıklı saldırıların devam ettiği bildirildi. İsrail, 23 Mart Pazartesi günü hava kuvvetlerinin Tahran’daki “rejim altyapısına” yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran ve Lübnan’a yönelik saldırıların süreceği mesajını verdiği belirtildi.
Diplomasi ve askeri açıklamalar eş zamanlı ilerliyor
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran ile “verimli” görüşmeler yapıldığını ve İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıların beş gün süreyle askıya alınacağını açıklarken, aynı gün ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) İran’daki askeri hedeflere yönelik saldırıların sürdüğünü duyurdu. Netanyahu ise sosyal medya paylaşımında füze ve nükleer programın hedef alındığını ifade ederek, “Her senaryoda hayati çıkarlarımızı koruyacağız” dedi. Bu süreçte taraflardan gelen açıklamaların diplomatik temaslarla sahadaki askeri hareketliliğin paralel ilerlediğini ortaya koyduğu değerlendiriliyor.
Bölgede çatışmalar genişliyor
BBC Farsça Servisi, Tahran ve İsfahan başta olmak üzere İran’ın farklı şehirlerinden patlama sesleri duyulduğunu aktardı. İsrail tarafında ise Tel Aviv ve orta bölgeleri hedef alan İran füzelerinin bazı noktalarda hasara yol açtığı, sığınakların zarar görmediği ve altı kişinin hafif yaralandığı bildirildi. İsrail ordusu, İran’da 50 hedefin vurulduğunu açıklarken, Lübnan’da Beyrut çevresine yönelik saldırı haberleri de geldi. Salı sabahı İsrail ordusunun Hizbullah’a ait altyapılara yönelik yeni saldırılar için hazırlık yaptığı ve güneydeki sivillere tahliye çağrısı yaptığı belirtildi.
Bölgesel yayılma ve enerji tesisleri hedefte
Bahreyn, İran kaynaklı bir saldırı sonucu bir şirkete ait tesiste çıkan yangının kontrol altına alındığını açıkladı. Katar ise son günlerde doğrudan bir saldırı olmadığını ancak bölgedeki gerilim nedeniyle dikkatli olduklarını bildirdi. İran’ın ise ABD ve İsrail’in önceki saldırılarının ardından bölgedeki müttefiklerin enerji tesisleri, askeri üsleri ve diplomatik temsilciliklerini hedef alan karşı saldırılar düzenlediği ifade edildi. Bölgedeki gelişmelerin çatışmanın coğrafi olarak genişleme riski taşıdığına işaret ettiği değerlendiriliyor.