EKONOMİ

ABD-İran anlaşması Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek?

ABD ile İran arasında imzalanması beklenen anlaşma, küresel piyasalarda iyimserliği artırdı. Petrol fiyatlarındaki düşüş, altın ve borsalardaki yükseliş beklentisi ile birlikte Türkiye ekonomisinde enflasyondan turizme, dış ticaretten faiz politikasına kadar birçok alanda etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.

Abone Ol

ABD ile İran arasında aylardır süren gerilimin sona ermesine yönelik anlaşma beklentisi, küresel piyasalarda önemli bir rahatlama yarattı. Ortadoğu'da çatışmaların başlamasıyla birlikte hızla yükselen petrol fiyatları, savaşın sona erebileceğine ilişkin beklentilerle yeniden gerilemeye başladı. Uzmanlara göre bu gelişme, enerji ithalatına bağımlı ülkeler arasında yer alan Türkiye açısından da önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir. Savaş sürecinde petrol fiyatlarının 60 dolar seviyelerinden 110 doların üzerine çıkması, dünya genelinde üretim ve lojistik maliyetlerini artırırken enflasyon baskısını da güçlendirmişti. Türkiye'de de enerji maliyetlerindeki yükseliş, fiyat artışlarını hızlandıran unsurlardan biri olmuştu. Anlaşma sonrasında petrol fiyatlarının düşüşe geçmesi ise özellikle enerji faturası yüksek olan ülkeler için olumlu bir tablo ortaya çıkarıyor.

Petrol fiyatlarındaki düşüş Türkiye'ye nefes aldırabilir

Uzmanlar, anlaşmanın kalıcı olması halinde petrol fiyatlarının önümüzdeki aylarda daha da gerileyebileceğini değerlendiriyor. Bu durumun Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini azaltarak cari açık üzerinde olumlu etki yaratabileceği belirtiliyor. Ekonomistler, savaş öncesinde yaklaşık 60 dolar seviyelerinde bulunan Brent petrolün yeniden 60-70 dolar bandına yerleşmesinin, Türkiye'nin yıllık enerji faturasını milyarlarca dolar azaltabileceğini ifade ediyor. Enerji maliyetlerinin düşmesi yalnızca dış ticaret dengesi açısından değil, üretim maliyetlerinin gerilemesi nedeniyle enflasyonla mücadele sürecinde de önemli katkı sağlayabilir.

Enflasyon üzerindeki baskı azalabilir

Petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte akaryakıt, ulaşım ve üretim maliyetlerinde yaşanabilecek gerilemenin enflasyon üzerinde aşağı yönlü etki oluşturması bekleniyor. Son aylarda savaşın etkisiyle yükselen enerji fiyatları nedeniyle enflasyon beklentileri de olumsuz etkilenmişti. Uzmanlar, enerji maliyetlerinin normalleşmesi halinde tüketici fiyatlarında daha kontrollü bir seyir görülebileceğini belirtiyor. Bununla birlikte ekonomistler, yalnızca petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyonu hızlı şekilde aşağı çekmeye yetmeyeceğini, iç piyasadaki maliyet unsurları ve kur hareketlerinin de belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor.

Merkez Bankası'nın faiz politikası yakından izlenecek

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın savaş sürecinde faiz indirimlerine ara vermek zorunda kaldığı biliniyor. Küresel risklerin azalması ve enerji fiyatlarının düşmesi halinde piyasalarda yeniden faiz indirimi beklentileri güçlenebilir.

Ancak uzmanlar, enflasyonda kalıcı bir iyileşme görülmeden politika faizinde hızlı bir indirim beklemenin doğru olmayacağını ifade ediyor. Bu nedenle Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde temkinli bir duruş sergilemeye devam edeceği öngörülüyor.

Altın, borsa ve döviz piyasaları nasıl etkilenebilir?

Anlaşma haberi küresel piyasalarda risk iştahını artırırken, yatırım araçlarında da hareketlilik yaşandı. Uzmanlara göre savaş döneminde güvenli liman olarak öne çıkan altın ve döviz talebinde değişim görülebilir.

Öte yandan merkez bankalarının rezervlerini yeniden güçlendirmek amacıyla altın alımlarına yönelmesi halinde altın fiyatlarının orta vadede yeniden yükselişe geçebileceği değerlendiriliyor.

Borsa tarafında ise jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte yatırımcı güveninin artması bekleniyor. Borsa İstanbul'da anlaşma beklentisinin güçlenmesiyle birlikte yükseliş yaşanırken, olumlu havanın sürmesi halinde yabancı yatırımcı ilgisinin de artabileceği belirtiliyor.

Turizm ve dış ticaret için olumlu tablo

Ortadoğu'daki çatışmaların sona ermesi, Türkiye'nin turizm sektörü açısından da olumlu değerlendiriliyor. Bölgedeki güvenlik risklerinin azalmasıyla birlikte hem Ortadoğu ülkelerinden hem de Avrupa'dan gelecek turist sayısında artış yaşanabileceği ifade ediliyor. Turizm gelirlerindeki olası artışın döviz girişini destekleyerek ekonomiye katkı sağlaması beklenirken, İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi halinde iki ülke arasındaki ticaret hacminin de büyüyebileceği belirtiliyor. Uzmanlar ayrıca enerji fiyatlarının düşmesinin Avrupa ekonomilerine de olumlu yansıyacağını, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği'nde ekonomik hareketliliğin artmasının Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar yaratabileceğini vurguluyor.

Uzmanlar temkinli olunması gerektiğini vurguluyor

Ekonomistler, anlaşmanın küresel piyasalarda olumlu karşılanmasına rağmen belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor. Küresel ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve ekonomik kırılganlıkların devam ettiği hatırlatılırken, piyasalardaki iyimserliğin kalıcı olup olmayacağının anlaşmanın uygulanma sürecine bağlı olduğu ifade ediliyor. Uzmanlara göre ABD ile İran arasında sağlanacak kalıcı bir barış, Türkiye ekonomisine enerji maliyetlerinden turizme, enflasyondan dış ticarete kadar birçok alanda önemli avantajlar sağlayabilir. Ancak bu olumlu etkinin sürdürülebilir olması için bölgesel istikrarın korunması ve küresel ekonomik risklerin kontrol altında tutulması gerekiyor.