Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin davada verilen kararın gerekçesi açıklandı. Zemin kattaki pastanede kolon kesildiğinin tespit edildiği davada, 876’şar yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 8’er yıl hapis cezasına çarptırılarak tahliye edilmişti.

Mahkemenin dayandığı bilirkişi raporu

Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10 Eylül’de 15 saat süren duruşmanın ardından açıkladığı kararın 261 sayfalık gerekçesi de tamamlandı.

Türkiye, 11 yıl sonra Başika'dan çekiliyor: Devir için takvim belirlenecek
Türkiye, 11 yıl sonra Başika'dan çekiliyor: Devir için takvim belirlenecek
İçeriği Görüntüle

Mahkeme heyeti, oy birliğiyle verdiği kararın gerekçesinde soruşturma ve dava aşamasında alınan 4 bilirkişi raporundan Pamukkale Üniversitesi tarafından hazırlanan raporun dosyadaki çelişkileri ortadan kaldırdığını belirtti. Bu nedenle söz konusu raporun “hükme esas” alındığı ifade edildi.

Kararda, pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’in yaptıkları tadilatlar nedeniyle binanın yıkımında kusurlu oldukları, ancak tadilatların tek başına yapının göçmesine neden olacak düzeyde olmadığı belirtildi. Yapının başlangıçta tüm yönetmeliklere uygun şekilde yapılmış olması ve statik proje müellifi ile müteahhidin kusurunun bulunmaması halinde tadilatların binanın yıkılmasına yol açmayacağı kaydedildi.

'Olası kast olabilmesi için sanıkların olursa olsun mantığıyla hareket etmeleri gerekir'

Mahkeme, Kervancıoğlu ve Pekel hakkında “Olası kast” suçundan yeterli delil bulunmadığı kanaatine vardı. Gerekçeli kararda, sanıkların ortaya çıkabilecek sonucu öngörmelerinin tek başına olası kast için yeterli olmadığı, sonucu kabullenmeleri ve “olursa olsun” mantığıyla hareket etmeleri gerektiği belirtildi.

Kararda şu ifadelere yer verildi:

“Olası kastın olabilmesi için sanıkların meydana gelen neticeyi öngörmelerinin yetmeyeceği aynı zamanda bu neticeyi kabullenmeleri ve olursa olsun mantığıyla hareket etmeleri gerektiği, dosya içerisinde sanıkların eylemleri gerçekleştirirken neticenin meydana gelmesini kabullendiklerine ya da olursa olsun saikiyle hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı, sanıkların binanın zemin katında tahribatlı tadilat eylemleri ile dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek geçekleşeceğini öngördükleri neticeyi istememekle birlikte nasıl olsa olmaz düşüncesiyle hareket ederek meydana gelen olayda bilinçli taksir düzeyinde sorumlu oldukları anlaşılmakla; ‘Bilinçli taksir’ suçundan cezalandırılmaları gerektiği ve sanıkların kusur durumları ile sanıkların eylemi nedeniyle ölen kişi sayısı ve yaralanan kişinin varlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, ancak temel ceza belirlenirken sanıkların eylemlerinin tek başına binayı yıkacak düzeyde olmamakla birlikte müteahhit ve statik proje müellifinin ağır kusurlarına eklenmesi sonrası eylemlerinin etki yarattığının da gözetilmesi gerektiği, sanıkların meydana gelen eylem sonrası uzun bir süre firari olmaları dikkate alındığında fiilden sonraki aşamada pişmanlıklarını gösteren davranışlarının bulunmadığına kanaat getirilmiş ve cezalarında indirim uygulanmasına yer olmadığına kanaat getirilerek sanıklar hakkında hüküm kurulmuştur.”

Ertan Danacı hakkında beraat kararı

Davada “Olası kast” suçundan yargılanan ve beraat eden pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı hakkında da gerekçeli kararda değerlendirmelere yer verildi.

Danacı’nın, zemin kattaki pastanenin tadilat sürecinde yüklenici sıfatıyla işletme sahipleriyle sözleşme yaptığı belirtilirken, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporda, sözleşme kapsamı dışında kalan işlerin işletme sahipleri tarafından gerçekleştirildiği kaydedildi.

Bilirkişi raporunda Danacı’ya kusur atfedilmediği ve dosya kapsamında üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı değerlendirilerek beraat kararı verildiği belirtildi.

Mehmet Tekin'e 6 yıl 8 ay hapis

Fenni mesul Mehmet Tekin ise “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca 2 yıl süreyle meslekten men edilmesine karar verildi.

Mahkeme, Tekin’in yapının inşa sürecinde planlama ve hesaplama yapılmaksızın malzemelerin gelişigüzel kullanılmasına neden olduğunu ve eylemleriyle meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı bulunduğunu belirtti.

Kararda, Tekin’in adli sicilinin temiz olması, yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmasının gerektiği ifade edildi.

Kamu görevlilerinin sorumluluğu

Dönemin Kahramanmaraş Belediyesi ve Onikişubat Belediyesi görevlileri Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan, Sait Avşar, Ali Gemci ve Mehmet Akif Canlı da aynı suç kapsamında 4 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme, Fahri Yiğitoğlu ile Veli Çiftaslan’ın statik projeyi ve yapı hesap raporunu onaylama görevlerinin bulunduğunu, ancak projenin yönetmeliklere aykırı ve eksik hususlar içermesine rağmen onaylandığını belirtti.

Mehmet Akif Canlı’nın ise 14 Eylül 2021’de kat malikleri tarafından yapılan şikayet üzerine binada inceleme yapan teknik personel olduğu kaydedildi. Gerekçeli kararda, tadilatların imar mevzuatına ve ruhsata aykırı olmasına rağmen bu durumun hazırlanan rapora yansıtılmadığı belirtildi.

Ali Gemci’nin, sahada yapılan tespitlere ilişkin raporları denetleme ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlama görevini yerine getirmediği, Sait Avşar’ın da inceleme sonuçlarını gerekli şekilde denetlemediği ve raporu onayladığı ifade edildi.

Mahkeme, söz konusu sanıkların mesleki konumları, bilgi ve tecrübeleri nedeniyle meydana gelebilecek sonucu öngördükleri ancak “nasıl olsa olmaz” düşüncesiyle hareket ettikleri değerlendirmesinde bulundu.

İki sanık hakkında beraat

Mahkeme, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri Mehmet Dişçeken ve Mustafa Şirikçi hakkında ise beraat kararı verdi.

Mehmet Dişçeken’in yalnızca ruhsatı düzenleyen kamu görevlisi olduğu ve meydana gelen sonuç bakımından kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı belirtildi.

Makine mühendisi Mustafa Şirikçi’nin ise 14 Eylül 2021’de yapılan şikayet üzerine binada inceleme yapan görevliler arasında bulunduğu, ancak uzmanlık alanının makine mühendisliği olması nedeniyle inşaat alanında uzmanlık gerektiren tadilatların tahribatlı olup olmadığı konusunda değerlendirme yapmasının beklenemeyeceği ifade edildi.

Mahkeme, bu sanıklar yönünden “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesine de dikkat çekerek, suçun her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.

Kaynak: Birgün