EKONOMİ

2025’te Konut fiyatları yükseldi, yatırımcı reel kaybetti: 2026’da piyasa dengeye girecek

2025 yılı konut piyasasında dikkat çeken veriler ortaya çıktı. Türkiye’de Konut Fiyat Endeksi (KFE) verilerine göre, yıl boyunca konut fiyatları yıllık %29 oranında artmasına rağmen, yatırımcılar enflasyon karşısında reel olarak kayıp yaşadı. Böylece piyasa, birçok uzmanın öngördüğü “balon” riskini patlamadan atlattı, ancak fiyat artışı yavaşlayarak sönümlendi.

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan verilere göre, Aralık 2025’te KFE aylık sadece %0,2 artarak 204,5 seviyesine yükseldi. Bu yavaşlama, konut talebindeki durgunluğu ve fiyat artışlarındaki ivme kaybını net bir şekilde gösteriyor.

Büyük şehirlerde konut fiyatlarında hafif düşüşler gözlemlendi: Aralık ayında İstanbul ve Ankara’da fiyatlar bir önceki aya göre %0,2, İzmir’de ise %0,1 oranında geriledi. Yıllık bazda artışta ise Ankara öne çıktı: İstanbul %28,5, Ankara %34,9, İzmir %30,8 artış kaydetti. Bölgesel farklılıklara bakıldığında, en yüksek yıllık artış Ankara, en düşük artış ise Edirne-Kırklareli-Tekirdağ hattında %22,1 olarak gerçekleşti.

Nominal artışa rağmen yatırımcılar reel olarak %1,4 değer kaybetti; yani konut fiyatları genel fiyat artışının gerisinde kaldığı için enflasyona karşı korunamadı. Uzmanlar, bu durumun konut balonunun patlamadığını, ancak piyasanın hızla büyüme eğiliminde sönümlendiğini gösterdiğini belirtiyor.

Analistler, 2025 verilerinin, Türkiye konut piyasasında kontrollü bir yavaşlamayı işaret ettiğini ve yatırımcıların özellikle enflasyon etkilerini göz önünde bulundurarak karar vermesi gerektiğini vurguluyor.

2026 öngörüsü:

Uzman analizleri ve piyasa raporlarına göre, 2026 yılında Türkiye konut piyasasında keskin bir fiyat düşüşü beklenmiyor. Piyasanın daha çok denge ve normalleşme sürecine girdiği ifade ediliyor. Bu doğrultuda konut fiyatlarının nominal olarak artmaya devam edebileceği, ancak enflasyon karşısında reel kazancın sınırlı kalacağı öngörülüyor. Böylece yatırımcılar için, fiyatların ani çöküş yerine yumuşak bir dengeleme ve bölgesel farklılaşma izleyeceği bir dönem söz konusu olacak.

Bu gelişmeler, büyükşehirlerdeki konut talebinin dengelenmeye başladığını ve yatırımcıların kısa vadeli spekülasyon yerine uzun vadeli planlamaya yönelmesi gerektiğini ortaya koyuyor.