Fazla çalışma ücreti, işçilerin yasal çalışma süresini aşmaları halinde talep edebileceği önemli işçilik hakları arasında yer alıyor. Ancak fazla mesai alacağının alınabilmesi için yapılan çalışmaların hukuki olarak kanıtlanması gerekiyor. Yargıtay’ın son dönem kararlarında, fazla çalışma iddialarında tanık beyanlarının tek başına belirleyici olmaması gerektiğine dikkat çekilirken, işçi ve işveren arasındaki dengenin korunmasına yönelik değerlendirmeler öne çıkıyor.
Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla mesai sayılıyor
İş Kanunu’na göre bir çalışanın haftalık normal çalışma süresi 45 saat olarak kabul ediliyor. İşçinin bir hafta içinde bu sürenin üzerinde çalışması halinde, aşan süreler fazla çalışma kapsamında değerlendiriliyor. Denkleştirme uygulanan işyerlerinde ise haftalık çalışma süresinin ortalaması esas alınıyor. Ortalama çalışma süresinin 45 saati aşması durumunda işverenin fazla çalışma ücreti ödeme yükümlülüğü doğuyor.
Fazla mesai ücrete dahil edilebilir mi?
Fazla çalışma ücretinin doğrudan aylık maaşın içinde gösterilmesi her durumda geçerli kabul edilmiyor. Yargıtay’a göre bu uygulamanın geçerli olabilmesi için bazı şartların bulunması gerekiyor. Çalışanın çalışma saatlerini kendisinin belirleyebildiği, işveren vekili konumunda bulunduğu veya ücretinin aynı işi yapan çalışanlara göre belirgin şekilde yüksek olduğu durumlarda fazla mesai ücretinin maaşa dahil edilmesi mümkün olabiliyor. Ancak normal ücret seviyesinde ya da asgari ücretle çalışan kişiler açısından bu uygulama geçerli sayılmıyor.
Asgari ücretle çalışanlardan fazla mesai ücreti kesilemez
Yargıtay kararlarında asgari ücretin yalnızca normal çalışma süresinin karşılığı olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle iş sözleşmesine fazla çalışma ücretinin maaşa dahil edildiğine ilişkin bir madde eklenmesi, asgari ücretli çalışanlar açısından geçerli kabul edilmiyor. Çalışanın yaptığı fazla mesainin ayrıca hesaplanarak ödenmesi gerekiyor. İşverenin sözleşmedeki bu tür hükümleri tek başına fazla çalışma ücretini ortadan kaldırmıyor.
Fazla mesai yapan işçi bunu kanıtlamak zorunda
Fazla çalışma ücretini talep eden işçinin, öncelikle fazla mesai yaptığını ispatlaması gerekiyor. İmzalı ücret bordrosu bulunması halinde ise bordro, sahteliği kanıtlanmadığı sürece güçlü bir delil olarak kabul ediliyor. Bordroda fazla çalışma ücretinin ödendiği görülüyorsa, işçinin bunun üzerinde çalışma yaptığını iddia etmesi halinde yazılı delil sunması gerekebiliyor. Bu durumlarda yalnızca tanık anlatımları yeterli görülmeyebiliyor.
Bordroda usulsüzlük varsa değerlendirme değişiyor
Yargıtay, ücret bordrolarında gerçeğe aykırılık veya hile tespit edilmesi halinde farklı bir yaklaşım sergiliyor. Böyle durumlarda bordroda görünen fazla mesai, hafta tatili veya resmi tatil ücretlerinin aslında işçinin normal ücretinin bir parçası olduğu kabul edilebiliyor. Bordronun imzalı olup olmaması da bu durumda tek başına belirleyici olmuyor. Mahkemeler, belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını inceleyerek karar veriyor.