İZMİR GENEL

Yangın tehlikesi artık sadece Ege'de değil: 81 bin hektardan fazla alan kül oldu

Orman yangınlarıyla mücadele sürerken, Ege Üniversitesi'nden dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Açıklanan veriler, riskin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı olmadığını ortaya koyarken, insan kaynaklı ihmallere karşı da kritik uyarılar yapıldı.

Abone Ol

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, Türkiye'de son yıllarda yaşanan orman yangınlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yangınların büyük bölümünün Ege ve Akdeniz kuşağında meydana geldiğini ancak büyük alan kayıplarının artık ülkenin farklı bölgelerinde de görüldüğünü belirten Kayıkçıoğlu, yangın riskinin yalnızca coğrafi konuma göre değerlendirilemeyeceğini söyledi. İklim değişikliği, kuraklık ve insan kaynaklı ihmallerin yangınların büyümesinde belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Kayıkçıoğlu, ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını vurguladı.

2025'te yanan alan üç katına çıktı

Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında Türkiye'de 3 bin 224 orman yangınının meydana geldiğini ve toplam 81 bin 473 hektarlık alanın zarar gördüğünü söyledi. Yangın sayısının bir önceki yıla göre azaldığını ancak yanan alanın yaklaşık üç kat arttığını belirten Kayıkçıoğlu, bunun birkaç büyük yangının toplam kaybı ciddi ölçüde artırabildiğini gösterdiğini ifade etti. Kayıkçıoğlu,

"2024 yılında 3 bin 797 yangın yaşanmış ve yaklaşık 27 bin 500 hektar alan yanmıştı. 2025 yılında ise yangın sayısı yaklaşık yüzde 15 azalmasına rağmen yanan alan yaklaşık üç katına çıktı. Bu durum, bazı yangınların uygun hava ve arazi koşullarında çok kısa sürede büyük felaketlere dönüşebildiğini gösteriyor."

dedi.

Risk yalnızca Ege ve Akdeniz'de değil

Büyük yangınların ağırlıklı olarak Akdeniz ikliminin etkili olduğu Ege ve Akdeniz bölgelerinde görüldüğünü belirten Kayıkçıoğlu, bu durumun tesadüf olmadığını söyledi. Sıcak hava, düşük nem, kuruyan bitki örtüsü ve kuvvetli rüzgarların yangınların hızla yayılmasına neden olduğunu belirten Kayıkçıoğlu, iklim değişikliğinin bu koşulları daha da ağırlaştırdığına dikkat çekti. Ancak 2025 verilerinin farklı bir gerçeği de ortaya koyduğunu belirten Kayıkçıoğlu,

"Büyük alan kayıpları yalnızca Ege ve Akdeniz kıyılarıyla sınırlı değil. Farklı iklim ve coğrafya özelliklerine sahip bölgelerde de geniş alan kayıpları yaşanabiliyor. Bu nedenle yangın yönetimi ülkenin tüm bölgelerinde yerel iklim, bitki örtüsü, topografya ve insan faaliyetleri dikkate alınarak planlanmalı."

ifadelerini kullandı.

Orman yalnızca ağaçlardan oluşmuyor

Ormanların iklim, su ve toprak döngüsünün en önemli parçalarından biri olduğunu vurgulayan Kayıkçıoğlu, toplumda ormanların gerçek değerinin yeterince bilinmediğini söyledi. Kayıkçıoğlu,

"Orman yalnızca ağaçların bulunduğu bir alan değil; toprağı, suyu, bitkileri, hayvanları, mikroorganizmaları ve atmosferle sürekli etkileşim halinde olan yaşayan bir ekosistemdir. Bu nedenle bir ormanın gerçek değerini yalnızca ağaç sayısıyla ya da kapladığı alanla ölçemeyiz."

dedi.

Yangınların büyük bölümü insan kaynaklı

Yangınların çıkış nedenlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kayıkçıoğlu, belirlenebilen yangınların yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu söyledi. Kasıttan çok ihmal ve dikkatsizliğin öne çıktığını belirten Kayıkçıoğlu, kontrolsüz ateş yakılması, anız yangınları, söndürülmeden bırakılan mangal ve kamp ateşleri, sigara izmaritleri ile enerji hatlarından kaynaklanan kıvılcımların büyük felaketlere dönüşebildiğini ifade etti. Kayıkçıoğlu,

"Orman yangınlarında sadece ağaçlar değil, koca bir ekosistem yok oluyor. Bize düşen, bu doğal sermayeyi korumak ve bilimsel bir anlayışla sürdürülebilir biçimde yönetmektir."

diye konuştu.