İZMİR GENEL

Uzmanlar uyarıyor, İzmir Körfezi'nden olta ile tutulan balıklar asla yenmemeli

İzmir İç Körfezi, Ege'nin en kalabalık kıyılarından biri olarak yıllardır endüstriyel ve kentsel kirliliğin pençesinde. Sanayi atıkları, kanalizasyon suları ve dere akıntıları, suların oksijen seviyesini düşürerek balık popülasyonunu tehdit ediyor. Son aylarda yaşanan toplu balık ölümleri, alg patlamalarının toksik etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Abone Ol

Bilimsel veriler bu balıkların yenmemesini anlatıyor

Olta balıkçılığı ise semt alışkanlığı olarak devam ediyor. Fakat bilimsel analizler, iç körfez balıklarında cıva, kurşun ve kadmiyum seviyelerinin Avrupa Birliği sınırlarını aştığını ortaya koyuyor. Bu metaller, balıkların solungaç ve deri yoluyla sudan emdiği toksinlerden kaynaklanıyor. Biyobirikimin etkisiyle, özellikle dip balıkları gibi türler yüksek oranda kirletici taşıyor. Bu balıkların yenmesi, ağır metaller nedeniyle sinir sistemini bozabiliyor. Kurşun birikimi, kan basıncını yükselterek hipertansiyon ve anemi riskini tetikliyor. Kadmiyum ise böbrek fonksiyonlarını zayıflatarak uzun vadeli hasar bırakıyor. Cıva, beyin gelişimini engelleyerek nörolojik sorunlara yol açıyor. 1982 yılından beri iç körfezde ticari avcılık yasaklanmış olsa da, amatör oltacılar bu kuralı ihlal edebiliyor. Son balık ölümleri, oksijen yetersizliği ve plankton patlamalarının kirliliği nasıl şiddetlendirdiğini gösteriyor. Yapılan analizler, körfezin dibindeki metal birikiminin yıllardır arttığını doğruluyor. Balık etlerindeki kurşun seviyeleri, bazı örneklerde 491 mikrogram/kilogramı aşmış durumda. Cıva konsantrasyonları ise 520 mikrogram/kilogram sınırına ulaşabiliyor. Bu değerler, Akdeniz'in diğer kirli bölgeleriyle kıyaslandığında bile yüksek. Atık su arıtma tesislerindeki yetersizlik, derelerden gelen yükü körfeze taşıyor. İklim değişikliğiyle yükselen su sıcaklıkları, toksinleri artırıyor. Halk sağlığı için iç körfez balıklarının tüketiminden kaçınılması öneriliyor. Bilimsel raporlar, bu balıkların yenmemesini tavsiye ediyor. Prof. Dr. Doğan Yaşar, Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe, Prof. Dr. Ali Osman Karababa, Prof. Dr. Tufan Koray, Prof. Dr. Levent Bat, Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Doç. Dr. Nuray Balkıs'ın çalışmalarında bu konuya dikkat çekiliyor. İzmir iç körfezden yakalanan balıkların ticari satışı yasak. 1982 yılından beri İzmir İç Körfezi'nde ticari avcılık tamamen yasaklanmış durumda (Tarım ve Orman Bakanlığı Su Ürünleri Tebliği). Bu yasak balıkların restoranlara, balıkçı tezgahlarına veya herhangi bir ticari satışını kapsıyor. İhlal durumunda 10.000-50.000 TL idari para cezası, balıklara el koyma ve av araçlarına el konulma cezası uygulanıyor. Yasağın temel nedeni ağır metal kirliliği, oksijen azlığı ve ekosistemin korunması. Uzmanlar bu balıkların hem satılmasını hem de tüketilmesini kesinlikle önermiyor. Tutulan balıklar İzmir iç körfezinde kısa süre bile kalsalar ağır metalleri (cıva, kurşun, kadmiyum) vücutlarına alıyorlar. Toksinler balık çıktıktan sonra da vücutta kalıyor. Balık ölümlerinin ana nedeni oksijen azlığı, zehirli madde değil ama hayatta kalanlar toksin biriktiriyor. Bilim insanları iç körfez balıklarının tüketilmemesi gerektiğini söylüyor.