İZMİR

Uluslararası İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı başladı: Kültürün kent politikalarındaki yeri tartışılıyor

İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı kapsamında gerçekleştirilen UCLG Başkanlar Oturumu’nda yerel yönetimlerin kültür politikalarındaki rolü, kültürün kalkınma ile ilişkisi ve kentlerin kendi politika üretme kapasitesi ele alındı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kültürün yalnızca sanat alanı değil, ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla kalkınmayı doğrudan şekillendiren kurucu bir unsur olduğunu vurguladı.

Abone Ol
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “İzmir Kültür Konuşuyor” başlıklı Uluslararası İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde başladı. UNESCO, ICOMOS ve UCLG temsilcilerinin yanı sıra Atina ve Zagreb’den yerel yönetim uzmanlarının katıldığı çalıştayda, İzmir’in kültür politikalarına yön verecek yol haritası ele alınıyor. Çalıştay kapsamında eski Kültür Bakanı Dr. Burhan Suat Çağlayan’ın moderatörlüğünde UCLG Başkanlar Oturumu da gerçekleştirildi. Oturuma İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Aras katıldı. Oturumda yerel yönetimlerin kültür politikalarındaki rolü, kentlerin kendi dinamikleri doğrultusunda politika üretme kapasitesi ve kültürün kalkınma ile ilişkisi kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Kültür kalkınmanın kendisidir

Oturumda konuşan Cemil Tugay, dünyada artan eşitsizlikler ve otoriterleşme tartışmalarına dikkat çekerek hiçbir gücün toplumların ve kurumların iradesinin önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı. Tugay, otorite ve çıkar ilişkileri üzerinden şekillenen yönetim anlayışlarının toplumlara zarar verdiğini ifade ederek adalet, hak ve özgürlüklerin korunmasının temel zorunluluk olduğunu dile getirdi. Kültürün yalnızca sanat etkinliklerinden ibaret olmadığını belirten Tugay, kavramın daha geniş bir yaşam alanını kapsadığını söyledi. Tugay, kültürün ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla yaşamı şekillendiren kurucu bir yapı olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Kültür yalnızca sanat etkinlikleri değildir. Kültür; ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla yaşamın tamamını şekillendiren bir yapıdır. Bu nedenle kültür kalkınmanın kendisidir.”

Kültür politikaları katılımcı ve şeffaf olmalı

Tugay, yerel yönetimlerin kültür politikalarında giderek daha belirleyici hale geldiğini, bu nedenle kentlerin kendi kültürel dinamikleriyle politika üretmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Kültürün artık bir yan alan olmaktan çıktığını söyleyen Tugay, kentsel yaşam kalitesini ve demokratik kapasiteyi belirleyen kurucu bir unsur haline geldiğini vurguladı. İzmir’in tarihsel ve kültürel birikimine de dikkat çeken Tugay, kentin çok katmanlı yapısının kültür politikaları için güçlü bir zemin sunduğunu belirtti. Bu birikimin İzmir’i ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kültür aktörü haline getirdiğini ifade etti. Kültür politikalarının yalnızca uzmanlar veya kurumlar tarafından değil, kentteki tüm aktörlerin katılımıyla şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Tugay, alınacak kararların hangi üretimlerin destekleneceğinden hangi mekânların nasıl kullanılacağına kadar geniş bir alanı kapsadığını belirtti.

Aras: Kentler kendi kültür politikasını üretmek zorunda

UCLG Başkanlar Oturumu’nda konuşan Ahmet Aras ise kentlerin son yıllarda giderek daha fazla önem kazandığını ancak merkezi politikaların yerel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Aras, tek tip ve popülist yaklaşımların kentlerin ihtiyaçlarına zarar verebildiğini belirterek her kentin kendi dinamiklerine göre politika üretmesi gerektiğini ifade etti. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Aras, finansman kapasitesinin artırılmasının da kritik olduğunu dile getirdi. Kültür politikalarında ciddi bir yetki karmaşası yaşandığını söyleyen Aras, farklı kurumların aynı alanda eş zamanlı faaliyet yürütmesinin uyumsuzluk yarattığını belirterek, “Ortaya çoğu zaman bir kakofoni çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu. Kültürün siyaset üstü bir alan olduğunu da vurgulayan Aras, kültürün toplumların ortak üretimi olduğunu ve siyasi tercihlere göre şekillenmemesi gerektiğini ifade etti.

Kültür politikalarında yeni yol haritası

Çalıştayın ilk günü, kültür politikalarındaki küresel eğilimlerin ele alındığı bir panelle başladı ve altı tematik masa oturumu ile devam etti. Program kapsamında 8 Mayıs’ta ise uluslararası kültür yönetimi modellerinin ele alınacağı bir oturum gerçekleştirilecek, ardından somut politika önerilerinin geliştirilmesine yönelik ikinci tur tematik masa çalışmaları yapılacak. Çalıştayda tartışma metni olarak hazırlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Politikaları Belgesi Taslağı’nın; “Kültürü Bir Hak Olarak Tanımlamak ve Kültüre Erişim”, “Kültür Yönetimi ve Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi”, “Kültür Ekonomisi ve Yaratıcı Endüstriler”, “Kültürel Mirasın Korunması ve Yeniden İşlevlendirilmesi”, “İklim Krizi, Ekoloji ve Kültür Politikaları” ile “Dijitalleşme, Yeni Teknolojiler ve Kültür Politikaları” başlıkları üzerine inşa edildiği ifade edildi. Her bir eksenin yalnızca politika önerileriyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda kentlerin karşı karşıya kaldığı yapısal sorunları, tercih alanlarını ve tartışma başlıklarını da içerdiği vurgulandı. Belgenin ise tamamlanmış bir metin olmaktan ziyade, ortak akılla geliştirilecek bir sürecin başlangıç noktası olarak ele alındığı belirtildi. Öte yandan çalıştayın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın UCLG Kültür Komitesi Başkan Yardımcılığı göreviyle de örtüşen uluslararası bir ağ içinde şekillendiği kaydedildi. Tematik masalarda akademisyenlerden sanatçılara, meslek örgütü temsilcilerinden sivil toplum aktörlerine kadar geniş bir katılımcı grubunun bir araya gelerek ortak çalışma yürüttüğü aktarıldı. İki gün sürecek programın sonunda ise İzmir’in kültür politikalarında daha planlı, veri temelli ve kapsayıcı bir yapıya kavuşmasına yönelik somut politika önerilerinin ortaya konulması bekleniyor.