GENEL

Türkiye’de intihar vakaları arttı: Uzmanlar uyarıyor

TÜİK verilerine göre 2016’da 3 bin 193 olan intihar kaynaklı ölümler 2024’te 4 bin 460’a yükseldi. Uzmanlar, artışın bireysel değil toplumsal ve yapısal nedenlerle ilişkili olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2016-2024 yıllarını kapsayan verileri, intihar nedeniyle yaşanan ölümlerde dikkat çekici bir artış olduğunu ortaya koydu.

2016 yılında 3 bin 193 olan ölüm sayısı, özellikle 2021’den itibaren 4 binin üzerine çıkarak 2024’te 4 bin 460’a ulaştı. Aynı dönemde kaba intihar hızı da yüz binde 3,94’ten 5,22’ye yükseldi.

Gençler risk grubunda

TÜİK’in 2024 verilerine göre, intihar edenlerin yüzde 13,7’si 25-29 yaş, yüzde 13,1’i ise 20-24 yaş aralığında yer aldı.

Dünya Sağlık Örgütü verileri de 15-29 yaş grubunda intiharın en önemli ölüm nedenlerinden biri olduğunu ortaya koyarken, Türkiye’de de genç nüfustaki riskin arttığı görülüyor.

“Tek bir nedene bağlanamaz”

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, artışın çok boyutlu nedenlere dayandığını belirtti.

Ünal, ekonomik baskılar, zorlaşan yaşam koşulları, işsizlik, güvencesizlik duygusu, artan şiddet olayları, güvenlik hissinin zedelenmesi ve sosyal yalnızlaşmanın ruhsal yükü artırdığını ifade etti. Dijital ortamlardaki olumsuz içeriklere maruz kalma ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimdeki eşitsizliklerin de tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekti.

Yaşamın iki kritik dönemi

Araştırmaların intihar riskinin özellikle iki dönemde arttığını gösterdiğini belirten Ünal, genç erişkinlik ve ileri yaşın öne çıktığını söyledi.

Gençlerde kimlik gelişimi, eğitim ve iş baskısı, işsizlik ve ilişki sorunları etkili olurken; ileri yaşta kronik hastalıklar, yalnızlık ve kayıpların belirleyici olduğu ifade edildi. Ayrıca “pasif intihar” olarak tanımlanan tedaviyi reddetme ve temel ihtiyaçları karşılamama gibi davranışların da risk oluşturduğu vurgulandı.

Yükseköğretim mezunlarında dikkat çeken artış

TÜİK verilerine göre, 2024 yılında intihar sonucu hayatını kaybeden 4 bin 460 kişinin 840’ını yükseköğretim mezunları oluşturdu.

Bu sayı toplamın yüzde 18,8’ine karşılık gelirken, 2016’da 382 olan sayı 2024’te 840’a çıkarak yaklaşık yüzde 120 artış gösterdi.

Yükseköğretim mezunları arasında erkeklerin sayısı 681, kadınların sayısı ise 159 olarak kaydedildi.

Medyanın rolü önemli

Ünal, intihar haberlerinin sunuluş biçiminin de kritik olduğunu belirterek, yanlış dil kullanımının taklit davranışlarını artırabileceği uyarısında bulundu.

“Papageno Etkisi” olarak adlandırılan yaklaşımın ise kriz yaşayan bireylere çözüm yolları sunarak koruyucu etki yaratabileceğini ifade etti.

“İntihar önlenebilir”

İntiharın engellenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Ünal, çözüm için çok yönlü bir yaklaşım gerektiğini belirtti.

Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin artırılması, erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın yükseltilmesinin önemine dikkat çekti.

Yıllara göre intihar vakaları

  • 2016: 3 bin 193
  • 2017: 3 bin 168
  • 2018: 3 bin 342
  • 2019: 3 bin 476
  • 2020: 3 bin 710
  • 2021: 4 bin 194
  • 2022: 4 bin 218
  • 2023: 4 bin 89
  • 2024: 4 bin 460

Not: Bu haberde yer alan veriler TÜİK istatistiklerinden derlenmiştir. Eğer siz veya bir yakınınız ruhsal bir zorluk yaşıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurabilir veya 182 üzerinden randevu alabilirsiniz. Yalnız değilsiniz.