TEKNOLOJİ-BİLİM

Türkiye’de internet neden yavaş: Fiber altyapı ve yatırımlar tartışma konusu

Türkiye’de internet hızının Avrupa ve dünya ortalamasının altında kalmasının en önemli nedenleri arasında fiber altyapı yetersizliği ve yatırım politikaları gösteriliyor.

Abone Ol

Türkiye’de internet hızı ve kalitesi, yapılan uluslararası ölçümlere göre hem Avrupa hem de dünya ortalamasının gerisinde kalıyor. ABD merkezli Speedtest Küresel Endeksi’nin Ağustos 2025 verilerine göre Türkiye, sabit internet hızında 154 ülke arasında 100’üncü sırada yer alıyor. Ortalama indirme hızı 56,17 mbps olarak ölçülürken, küresel ortalamanın 104,43 mbps seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu veriler, Türkiye’de internet kullanım deneyiminin küresel ortalamaya kıyasla daha yavaş olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin 6 GB büyüklüğünde iki saatlik bir filmin indirilmesi Türkiye’de ortalama 14 dakika sürerken, dünya ortalamasında bu süre yaklaşık 8 dakikaya kadar düşüyor.

Fiber altyapı eksikliği öne çıkıyor

Uzman değerlendirmelerine göre Türkiye’de internet hızının düşük olmasının en temel nedenlerinden biri fiber altyapının yeterince yaygın olmaması. Teknoloji stratejisti Füsun Sarp Nebil, ülkedeki bakır kablo altyapısının uzun yıllardır kullanıldığını ve fiber dönüşümün yeterli hızda gerçekleşmediğini ifade ediyor. Bakır kabloların veri iletiminde sınırlı kapasiteye sahip olduğunu belirten Nebil, bu altyapının modern internet ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını dile getiriyor. DSL teknolojisi ile bu eksikliğin giderilmeye çalışıldığını ancak fiber hızlarına ulaşılamadığını vurguluyor.

Mevcut altyapı ve abone yapısı

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerine göre Türkiye’de toplam fiber optik kablo uzunluğu 637 bin kilometreye ulaştı. Bunun 244 bin kilometresi omurga, 393 bin kilometresi ise erişim hattı olarak kullanılıyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de 18 milyondan fazla sabit genişbant abonesi bulunuyor ve bunların yaklaşık 8,77 milyonu fiber internet kullanıyor. Bu da fiber kullanım oranının yüzde 42 seviyesinde olduğunu gösteriyor. OECD ortalamasında ise fiber abone oranı yüzde 44,6 seviyesinde yer alıyor. Bu durum Türkiye’nin oran olarak ortalamaya yakın olduğunu gösterse de altyapı kalitesindeki farklılıkların hız üzerinde etkili olduğu belirtiliyor.

Bakır ve fiber altyapının birlikte kullanımı etkili oluyor

Uzmanlara göre internet hızının düşük kalmasının bir diğer nedeni, fiber ve bakır altyapının birlikte kullanılması. Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Başkanı Halil Nadir Teberci, fiberin bina girişine kadar gelip sonrasında bakır kablolarla dağıtıldığı durumların yaygın olduğuna dikkat çekiyor.

Bu modelin internet hızını sınırladığını belirten Teberci, gerçek anlamda uçtan uca fiber altyapının yaygınlaşmadığını ifade ediyor. Bu durumun hız artışını doğrudan engellediği değerlendiriliyor.

Rekabet ve yatırım tartışmaları

Türkiye’de fiber altyapının büyük bölümünün tek bir şirket tarafından sağlandığına yönelik değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Bazı uzmanlar, altyapı alanındaki sınırlı rekabetin yatırım hızını etkilediğini savunuyor. Bu görüşe göre alternatif altyapı sağlayıcılarının sınırlı olması, yeni yatırımların yavaşlamasına neden olabiliyor. Ancak bazı uzmanlar ise altyapının parçalanmasının verimsizliğe yol açabileceğini ve kırsal bölgelerde eşitsizlik yaratabileceğini belirtiyor.

Daha hızlı internet için çözüm arayışları

Uzmanlar, internet hızının artırılması için en kritik adımın fiber altyapı yatırımlarının genişletilmesi olduğunu vurguluyor. Ayrıca altyapının daha planlı ve uzun vadeli bir stratejiyle geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Türk Telekom’un gelecek yıllarda fiber hızını artırma ve abone sayısını yükseltme hedefleri bulunduğu da açıklanmış durumda. Şirket, 2030 yılına kadar fiber internet hızını önemli ölçüde artırmayı planlıyor.

Sonuç: Dijital dönüşümün en kritik eşiği

Türkiye’de internet hızının düşük kalması yalnızca teknik bir sorun olarak değil, aynı zamanda altyapı yatırımları, rekabet yapısı ve planlama eksiklikleriyle birlikte değerlendiriliyor. Uzmanlara göre hızlı ve kesintisiz internet erişimi, günümüz koşullarında bir ihtiyaçtan öte temel bir gereklilik haline gelmiş durumda. Bu nedenle altyapı yatırımlarının artırılması ve fiber dönüşümün hızlandırılması, dijitalleşme sürecinin en önemli adımlarından biri olarak görülüyor.