Platformlara yaş doğrulama zorunluluğu geliyor
Düzenlemenin temelini, sosyal medya platformlarının kullanıcı yaşını daha sıkı şekilde doğrulaması oluşturuyor. Yaş doğrulama sistemlerinin e-Devlet üzerinden yapılabileceği ve kimlik doğrulama süreçlerinin dijital ortamda işletilebileceği konuşuluyor. Ayrıca platformların, çocuk kullanıcıları zararlı içeriklerden koruyacak filtreleme sistemleri kurması ve bu sistemleri aktif biçimde işletmesi gerekecek. Uygulamanın denetimi ve ihlallerde uygulanacak yaptırımların ise ilgili kurumlar tarafından takip edilmesi bekleniyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemenin yaklaşık 1,5 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu belirterek, “çocukların dijital risklerden korunmasının amaçlandığını” ifade etmişti.
Yasak değil, koruma mekanizması tartışması
Uzmanlara göre düzenleme, sadece bir yasak değil aynı zamanda bir “koruma mekanizması” olarak değerlendirilmeli. Kastamonu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, çocukların özellikle ergenlik döneminde risk alma ve karar verme becerilerinin tam gelişmediğini belirterek, yaş sınırlarının bilimsel temellere dayandığını söyledi. Kamer, asıl meselenin platformların sorumluluk alması olduğunu vurguladı. Ancak bazı hukukçular düzenlemenin kapsamına ilişkin endişelere dikkat çekiyor. Siber haklar uzmanı Yaman Akdeniz, yaş doğrulamanın e-Devlet üzerinden yapılmasının tüm kullanıcıların kimlik bilgileriyle eşleştirilmesi riskini doğurabileceğini belirtiyor. Akdeniz ayrıca düzenlemenin zamanla farklı alanlara genişleyebileceğini ifade ederek, bunun “işlev kayması” riskini taşıdığını söylüyor.
Avustralya örneği: Yasak var ama kullanım sürüyor
Türkiye benzer bir düzenlemeye giderken dünyadaki örnekler de tartışılıyor. Avustralya, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayan ilk ülke olmuştu. Ancak yapılan araştırmalar, yasağa rağmen çocukların önemli bir kısmının platformlara erişmeye devam ettiğini ortaya koydu. Bazı çocukların mevcut hesaplarını kullanmayı sürdürdüğü, yaş doğrulama sistemlerinin ise tam olarak etkili olamadığı belirtildi. Uzmanlar bu örneğin, yalnızca yasal düzenlemenin yeterli olmayabileceğini ve teknik denetimin de kritik olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.
Platformlara büyük sorumluluk düşecek
Yeni düzenlemenin başarısı, büyük ölçüde sosyal medya şirketlerinin uygulama kapasitesine bağlı olacak. Yaş doğrulama sistemleri, içerik filtreleme mekanizmaları ve denetim süreçlerinin etkin şekilde işletilmesi gerekiyor. Aksi halde düzenlemenin kağıt üzerinde kalabileceği ve çocukların farklı yöntemlerle platformlara erişmeye devam edebileceği değerlendiriliyor.
Küresel eğilim: Yaş sınırı tartışmaları artıyor
Türkiye’nin adımı, dünya genelinde çocukların sosyal medya kullanımına yönelik artan düzenleme eğiliminin bir parçası olarak görülüyor. Avrupa Birliği, Malezya ve İngiltere gibi ülkelerde de benzer sınırlamalar tartışılıyor veya uygulanıyor. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde sosyal medya şirketleri, daha sıkı yaş doğrulama sistemleri ve yeni güvenlik protokolleri geliştirmek zorunda kalabilir.